EYT, Sigorta Başlangıç Tarihi, Hizmet Tespit Davası *2026
İçerik
Sigortalılık Başlangıç Tarihi
Sigortalılık başlangıç tarihi, EYT şartlarından faydalanabilmek için önem taşımaktadır.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, kişinin sigortalı olarak ilk kez çalışmaya başladığı tarihin tespiti istemine dayanır. Bir günlük sigortalı görünme talebi olarak bilinen bu dava, hizmet tespit davasının bir türüdür. Ancak yargılama usullerinde bir takım farklılıklar uygulanmaktadır.
Sigortalılığın başlangıcı, kişinin kurum kayıtlarına geçen ilk işe giriş bildirgesindeki yazılı tarihtir.
Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir.
(2829 sy Kanun m. 6)
İşe giriş bildirgesi ile sigortalının ilk kez çalışmaya başladığı güne ait hizmetin kuruma bildirilmesi farklı eylemlerdir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına girmiş olmasına rağmen, ilk kez çalışmaya başladığı tarihe ait hizmetin kuruma bildirilmemesinden doğar. Davanın açılabilmesi için, işe giriş bildirgesinin bulunması şarttır. Aksi halde, yine bir günlük hizmet tespit davası açılabilir. Ancak bu dava kanunda öngörülen hak düşürücü süreye tabi olur.
Sigortalılığın başlangıç tarihi, sigortalılık süresini; dolayısıyla da, sigortalıya aylık bağlanması koşullarını doğrudan etkiler.
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir.
(5510 sy Kanun m. 38)
Baba Yanında (Aile Şirketinde) Geçen Hizmet Sürelerinin Dikkate Alınmaması
Bir çok kişi 18 yaşından önce çalışma yaşamına anne veya babaya ait aile şirketinde başlamaktadır. Ancak belli şartları taşımadıkça bu hizmet süreleri ve sigorta başlangıcı, SGK tarafından dikkate alınmamaktadır. Bu uygulama kanuni düzenleme değil, SGK genelgesine dayanan bir uygulamadır.
Sosyal Güvenlik Kurumunun 2013/11 sayılı Genelgesi’nin “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı kısmı şu şekildedir:
Ancak, baba veya anasına ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmamaktadır…”
Sosyal Güvenlik Kurumu 2013/11 sy Genelgesi
Genelge, anne veya babaya ait aile şirketinde çalışan 18 yaşından küçüklerin, bu işyerinde geçen hizmet sürelerinin dikkate alınabilmesi, küçüğe vasi atanması ve vasi katılımıyla yapılan iş sözleşmesinin de hakim tarafından onaylanmış olması şartına bağlamıştır.
Bu uygulamaya karşı, “fiili çalışmanın olup olmadığının araştırılması ve buna göre değerlendirme yapılması” gerektiğine ilişkin kamu denetçisi tavsiye kararları vardır. Bu kararlara dayanılarak SGK işlemine karşı dava yoluna gidilebilir.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespitindeki Amaç ve Hukuki Yarar
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespitindeki amaç, sigortalılık başlangıç tarihini, ilk işe giriş bildirgesindeki tarihe kadar geriye götürmektir. 25.08.1999 tarihinden önce yürürlükte olan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık ve malullük aylığının bağlanabilmesi için kanun prim gün sayısı yanında bir de sigortalılık süresi şartı aramaktaydı. (5000 prim gün sayısı ve 25 yıl sigortalılık süresi gibi) EYT (emeklilikte yaşa takılanlar) düzenlemesi, ilk işe giriş tarihi 8 Eylül 1999 tarihinden önce olanları kapsadığından, sigortalının, yaşlılık veya malullük maaşının bağlanmasını sağlamak için bu davayı açmakta hukuki yararı olacaktır.
Bu davada, bir günlük hizmetin tespiti mümkün olup, hizmet tespit davası olarak bilinen, prim gün sayısının tamamlanması davası ile bazı bakımlardan farklılık arz eder.
Sigortalının, sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması talebini aynı davada ileri sürmesi mümkündür.
Sigortalılık Başlangıcının Tespiti Davası Kime Karşı Açılır?
01.01.2018 tarihinde yürülüğe giren 7036 sy İş Mahkemeleri Kanunu öncesinde hizmet tespit davalarının, ilgili işveren ile SGK’ya birlikte yöneltilmesi gerekmekte idi. Ancak 7036 sy Kanun’un m.4/2 düzenlemesi ile hizmet tespit davalarının işverene karşı açılması, SGK’ya ise ihbar edilmesi gerekliliği düzenlenmiştir. Bu davalarda SGK feri müdahil konumunda olacaktır.
Prim gün sayısının artırılmasına yarayan hizmet tespit davaları ile sigortalılık başlangıcının tespiti davaları arasında bazı farklılıklar bulunduğunu belirtmiştik. Bu farklardan birisi, davaların yöneltileceği davalı taraftır. Yargıtay uygulamasına göre, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davalarında, 7036 sy Kanun öncesindeki düzenleme gibi, SGK feri müdahil değil, davalı olarak bulunmalıdır. Yargı kararları uyarınca, bu davalarda sadece SGK’nın davalı olarak gösterilmesi yeterli olup, işverene yöneltilmesi aranmamaktadır.
6552 Sayılı Kanun’un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları sebebiyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Eldeki dava, kanun koyucunun gerçekleştirdiği düzenlemede öngörülen 506 Sayılı Kanun’un 79/10 maddesine dayalı hizmet akdine tabi çalışmaları sebebiyle zorunlu sigortalılık tespiti niteliğinde olmayıp, davalı işveren yanında ilk çalıştığı sigortalı tarihin tespiti niteliğinde olduğundan ve bu tür uyuşmazlıklarda işverenin taraf olarak yer almasının zorunluluğu da bulunmadığı için, 5521 Sayılı Kanun’un 7/4 maddesi kapsamı dışında kalan dava yönünden anılan değişikliğin uygulama olanağı bulunmamakta ve Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf sıfatı feri müdahil değil davalı olmalıdır.
(Yargıtay 10. H.D.2017/3905 E, 2017/6978 K, 18.10.2017 T)
Mirasçıların Dava Hakkı
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını açma hakkı, başlangıç tarihinin düzeltilmesini talep eden sigortalıya aittir. Ancak, sigortalının ölmüş olması durumunda, dul ve yetim aylığına hak kazanmada bazı mirasçılarının hukuki yararı bulunacağından, bu mirasçılar da sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası açabilir.
Dava Öncesi Kuruma Başvuru Şartı
7036 sy İş Mahkemeleri Kanunu, Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı açılacak davalarda, dava açmadan önce kuruma başvuru zorunluluğu getirmiş, hizmet tespit davalarını ise bu şartın dışında tutmuştur. Ancak, Yargıtay uygulamalarında, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davaları, hizmet tespit davalarından ayrı tutulmakta; öncelikle kuruma başvuru zorunluluğu kabul edilmektedir.
Uygulamaya göre, davanın açılmasından önce SGK’ya sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebiyle başvuru yapılmalıdır. Dava, ancak kurumun başvuruyu reddetmesi üzerine açılabilir. SGK, başvuruya 60 gün içerisinde cevap vermezse, bu sürenin sonunda talep reddedilmiş sayılır.
Yargıtay HGK 2017/10-2695 E, 2020/587 K sy kararında, kuruma başvuru, tamamlanabilir dava şartı olarak değerlendirilmiştir.
Dava, sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir. Davacı sigortalının dava açmadan önce Kuruma başvurusunun olmadığı ve mahkemece, başvurunun bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kuruma başvuru şartının 6100 Sayılı Kanun’un 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir dava şartı olarak değerlendirilmesi gerekli iken kesin dava şartı olarak değerlendirilip davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, davacı tarafa 6100 Sayılı Kanun’un 115/2. maddesi uyarınca 7036 Sayılı Kanun’un 4. maddesindeki düzenleme gereği davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süreli ihtarat gönderilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması hâlinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma başvuru şartının tamamlanması hâlinde ise davanın esasına girilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
(Yargıtay HGK 2017/10-2695 E, 2020/587 K)
Bu karar uyarınca, davanın kuruma başvuru yapmadan açılması halinde dava reddedilmemeli, davacı sigortalıya, başvuru şartını yerine getirmesi için süre verilmedir. Bu süre içerisinde başvuru şartı tamamlanırsa davaya devam edilmeli; başvuru şartı tamamlanmazsa, dava usulden reddedilmelidir.
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Hak Düşürücü Süre
Kanunda, hizmet tespit davası için, hizmet süresinin bitiminden itibaren 5 yılık hak düşürücü süre öngörülmüş olmasına karşın, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası için böyle bir süre öngörülmemiştir. Hak düşürücü süre, bildirimsiz çalışmalar için işleyecektir. Ancak sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti, zaten bir bildirime dayalı olarak açılacağından, bu davalar için hak düşürücü süre söz konusu olmayacaktır. Yani, sigortaya işe giriş bildirimi yapılmış olması şartıyla, bu dava her zaman açılabilir.
Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı İstisnaları
Sigorta Giriş Bildirgesinin Bulunmaması Halinde Hak Düşürücü Süre
Yukarıda açıkladığımız gibi; kural, sigorta giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olması halinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceğidir. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi gibi belgeler de giriş bildirgesi hükmünde sayılmaktadır. Yani işveren, işe giriş bildirgesi vermemiş olmakla birlikte, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde sayılan bu belgelerden birisini kuruma vermişse, yine hak düşürücü süreden söz edilemeyecek ve hizmet tespit davası açılabilecektir.
İşverenin, ilgili yönetmelikte sayılan belgelerden birisini vermemiş olmasına rağmen, sigortasız çalıştırma bir müfettiş raporu ile tespit edilmişse, bu tespit de bildirim hükmünde olup, hak düşürücü süreyi ortadan kaldırır.
Sonradan Sigorta Yapılması (Kuruma Geç Bildirim)
Yargıtay uygulamalarında, hak düşürücü süreyi ortadan kaldıran son durum ise, blok çalışma halinde kuruma geç bildirim yapılmasıdır. Aksine Yargıtay kararları bulunmakla birlikte, Yargıtay HGK 2017/2177 E, 2019/836 K sy kararında, işçinin işveren nezdinde daha önce çalışmaya başlayıp, kesintisiz çalışmasının sürdüğü daha geç bir dönemde sigortasının yapılmış olması halinde, hizmet tespit davası için hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini kabul etmiştir. Bu karar, belli bir süre çalıştıktan sonra sigorta girişi yapılmış olan kişilerin de, çalışmanın kesintisiz olması halinde, her zaman hizmet tespit davası açmasına olanak tanımaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hizmet tespitine yönelik talebinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı ve çalışma olgusunun yöntemince araştırılıp araştırılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacının adına bir kısım çalışmaları Kuruma bildirdiğinden artık hak düşürücü süre işlemeyecektir. Ayrıca çalışma kesintisiz ise, bildirim yapılan tarihten önceki dönem yönünden de hak düşürücü süre oluşmayacaktır.…
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 01.10.1999 ile 31.12.2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, işveren tarafından çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek müvekkilinin Kuruma bildirilmeyen 01.10.1999 – 22.07.2002 tarihleri arasında hizmetinin tespitini talep etmiştir…
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somur olayda davacının 01.10.1999 – 22.07.2002 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti bakımından 23.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasındaki bildirimlerinin hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır…
Yukarıda bilgiler ışığında değerlendirildiğinde, davacının 23.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimlerinin yapıldığı, ihtilaflı dönem olan 01.10.1999 – 22.07.2002 tarihleri arasında bildirim bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 23.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirilmesi nedeniyle, birleşen blok çalışmalarının bulunması halinde 506 sayılı Kanun 79. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin dolduğundan söz etmek mümkün değildir…”
(Yargıtay HGK 2017/2177 E, 2019 / 836 K)
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin İspatı
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, kamu düzenine ilişkin bir davadır. Bu nedenle resen araştırma ilkesi uygulanır. Davada kanıtlanması gereken şey, çalışmanın varlığıdır. Sigortalının çalışmasının varlığı, fiili bir durum olup, her türlü delille ispatlanabilir. İşyeri kayıt ve belgeleri, müfettiş raporları, ücret bordroları, aynı dönemde sigortalı ile birlikte çalışanların tanıklığı, bunların bulunmaması halinde komşu işyerlerinin tespiti ile burada aynı dönemde çalışmış olanlarının tanıklığı, bu davada kanıt olarak değerlendirilir.
Eldeki dava, davacının 15.02.1985 yılında 19814 sicil sayılı işyerinde çalıştığından bahisle sigortalılık başlangıç istemine ilişkin olmakla dosya kapsamında hizmetin varlığına dayanak olarak alınan tanık beyanlarının davacının babasına, amcasına ve kuzenine ait olduğu saptanmış olup başkaca tanık beyanlarına başvurulması gerektiği esastır. Bu bağlamda Mahkemece yapılması gereken iş, dava dışı 19814 sicilli işyerine komşu işyerleri tespit edilerek, talep döneminde komşu işyeri bordro tanıklarının davacının dava dışı işyerinde işaret edilen dönemde çalışıp çalışmadığı hususunda tereddüte mahal vermeyecek şekilde beyanları alınmalı, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
(Yargıtay 10. H.D. 2020/3038 E, 2020/6571 K, 16.11.2020 T)
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte, 506 Sayılı Kanun’un 79. maddesinde belirtilen ve sigortalının çalışma gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile dört aylık dönem bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini göstermekte ise de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.
Bu nedenle; işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve kamu düzenine dayalı bu tür davalarda, hâkim görevi gereği, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir.
(Yargıtay HGK 2017/21-1074 E, 2020/989 K, 02.12.2020 T)
EYT ve Hizmet Tespiti Konusunda Sık Sorulan Sorular
Hizmet tespit davalarında zamanaşımı değil, hak düşürücü süre söz konusu olur. Prim günlerinin doldurulmasına yarayan hizmet tespit davalarında hak düşürücü süre, hizmetin sona ermesinden itibaren 5 yıldır. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti (bir günlük hizmet tespit) davasında ise, SGK’ya işe giriş bildiriminde bulunulmuş olacağından, hak düşürücü süre işlemez. İşveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmişse, bu dava her zaman açılabilir.
İşe giriş bildirgesinin verilmiş olması durumunda bir günlük hizmet tespit davasında hak düşürücü süre söz konusu olmaz. Bu bildirge verilmemiş olsa bile, aynı işyerinde çalışmaya devam ederken daha sonraki bir tarihte sigorta girişi yapılmışsa, yine hak düşürücü süre sorunu olmayacaktır. Ancak bu durumda aynı işyerinde blok çalışma yapılmış olması gerekir.
Çıraklık ve staj döneminde yapılan sigorta; iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık gibi, sadece kısa vadeli güvenceleri kapsadığından, sigorta başlangıç ve prim günü hesaplamasında dikkate alınmaz.
EYT düzenlemesinden faydalanma koşullarından birisi 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigorta girişinin bulunmasıdır. Hizmet tespit davası sonucunda bu tarihten önce çalışmaya başlama tespit edilirse, EYT’li olarak emekli olmak mümkündür.
“Emeklilikte yaşa takılanlar” konusundaki düzenleme 8 Eylül 1999 tarihi öncesinde çalışmaya başlayanları kapsamaktadır.
Daha önceki dönemde çalışmaya ilişkin hizmet tespiti, iş mahkemelerinde açılacak hizmet tespit davasıyla yapılabilir. Bu davanın bazı koşulları vardır. Bunun için bir iş hukuku avukatından hukuki destek almak önemlidir.
Bir günlük hizmet tespit davasına ilişkin bir çok Yargıtay kararı mevcuttur. Hizmet tespit davasında zamanaşımı istisnaları da bu kararlar ile oluşmuştur. Yargıtay kararlarına göre, süresi içerisinde açılan hizmet tespit davalarında fiili çalışma durumu her türlü kanıtla ispatlanabilir. Uygulamada bu davalarda aynı dönemde çalışmış bordro tanığı araştırılması şarttır.
Kapanmış şirkete karşı hizmet tespit davası açılması mümkündür. Kapanmış şirkete karşı açılacak hizmet tespit davasında öncelikle şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması yolu ile taraf teşkili sağlanabilir. (Yargıtay 10. H.D. 2015/17127 E, 2017/5297 K, 22.06.2017 T )
EYT düzenlemesinde, hem sigorta başlangıç tarihi hem de prim gün sayısı şartı bulunmaktadır. Hizmet tespit davası ile bu iki şartın da oluşması mümkündür.
Mersin iş hukuku avukatı olarak hizmet veren avukatlık büromuza, EYT düzenlemesinden yararlanma şartları ile hizmet tespit, kıdem tazminatı, işçilik ücret ve alacakları ile iş kazası gibi davalar hakkında danışma ve dava takibi için ulaşabilirsiniz.
| Avukat | Reyhan KAYIŞLI ARSLANBUĞA |
| Telefon | 0324 503 44 52 – 0532 601 48 61 |
| Baro | Mersin Barosu – 4264 Sicil |
| Adres | İhsaniye Mh. 4903 Sk. No: 20 Güneş Plaza Kat: 1 D: 4 Akdeniz / MERSİN |


Merhaba reyhan hanim 21.11.1995 14.06.1996 yılları arasında vekil öğretmenlik yaptım 180 gün kesenek yatmış 18.05.1996 yılında 18 Yaşına Girmiş oluyorum 18 yaşına girdikten sonra 26 gün daha bir çalışmışlığım var emekli sandığından EYT çıkmadan önce biz hizmet birleştirme için bir ise yaklaşık bir buçuk sene önce hizmet birleştirme için başvurmuştuk hizmet olarak görmediler aya 18 yaş altı olduğu için bu EYT yasası çıktığında tescilden baktık hitaptan baktığımızda EYT kapsamında olduğunu gördük SSK’ya gittik dedik böyle böyle bir durum var dediler ki borçlanma yapın prim eksiğiniz var müracaat de edebilirsiniz EYT kapsamındasınız dediler müracaat ettik emekli sandığından Evrakların şu anda orada hala haber gelmedi ama buradaki memurlardan bazıları Red gelebilir diyorlar tam Mevzuatı bilen yok EYT kapsamında mıyım değil miyim Red gelir mi Onu sormak istiyorum Red gelirse olarak bir şey yapabilir miyiz Ben 4a’dan emekli olacağım 4a’dan emekli olmak için başvurdum kazaya Rüştü kararı aldırmadan beni devlet memuru yapmışlar O zamanlar Öyleymiş Öyle diyorlar ama yasada öyle demiyor yasa 18 yaş altında diyor devlet memuru olamazsın diyor tescil dökümüne göre EYT kapsamındayım ama memurların söyledikleri şeyler farklı şeyler EYT kapsamındayım led gelir mi yani Sizin fikrinize sormak istiyorum yasal bir dayanağım var mı saygılar
REYHAN NM İYİ GÜNLER ÖNCEKİ SORUMU YANLIŞ YAZDIM
HİZMETE BASLAMA TARİHİ : 17.11.1998
UZUN VADE BASLAMA TARİHİ :17.11.1998
YAŞ :46
İLK SSK OLUNAN YAŞ: 20 YAŞ
TOPLAM PİRİM GÜN SAYISI : 7000
17.11.2023 DİLEKÇE VERECEM ZATEN KURUM KAYITLARINDA BELLİ SIKINTI YOK
BENİM HERŞEYİM BELLİ BEN HİZMET TESPİT DAVASI İLE İLGİLİ CEVAP DEĞİL ASKERDEN 10 GÜN ÖNDE 506/4 AYLIK BORDRO YATAN PİRİM : 18 GÜN PİRİME ESAS KAZANÇ VAR ZATEN PİRİM YATTI
17.11.2023 DİLEKÇE VERECEM SİZCE SIKINTI VARMI 1 GÜNDE OLSA UZUN VADE SSK KİŞİ ADINA YATMASI YAŞLILIK MALULUK SİGORTASI BAŞLANGIÇ İÇİN YETERLİMİ TEŞEKÜRLER
Yazı ve çalışmamız hizmet tespit davaları ile ilgili. Emeklilik için yeterlilik hesaplama veya SGK işlemleri ile ilgili değil. Kaldı ki, durumuzla ilgili inceleme ve hukuki danışma hizmetini bu şekilde internet üzerinden soru-cevap şeklinde alamazsınız. Bir avukattan birebir hukuki danışma hizmeti alabilirsiniz.
İbrahim bey mahkemeye verdinizmi
Şu an son durum ne. Bilgi verirmisiniz
Reyhan hanım merhaba, 1 günlük hizmet tespit davasında hak düşürücü süre ile ilgili bir soru sormak istiyorum. Mart 1998 yılında işe girdim. Eylül 2019’da işyeri kapandığı için işten çıktım. Patronum (Allah rahmet eylesin) çok iyi bir insandı, muhasebecimize çok güvenirdi. O da ben de muhasebecimizin sigortamı başlattığını sanıyorduk. Sonradan öğrendim ki sigortam 2004 yılında başlamış ve işten çıkana kadar kesintisiz devam etmiş. Ben şimdi dava açsam hak düşürücü süreye takılır mıyım?
Merhaba. 5 yıllık hak düşürücü süre, hizmetin sona erdiği tarihte başlar. Sizin için 2019’da başlayan hak düşürücü süre henüz dolmamış. Kaldı ki, işyerinde blok çalışma söz konusu ise sigortanın geç başlatılması durumunda hak düşürücü sürenin yine söz konusu olmayacağı kabul edilmektedir.
Teşekkürler
Takılırsın kardeş. Ben dava açtım hakim hakdüşürücü süre nedeniyle reddetti. İşe girişim 1995 sigorta başlangıcım 2003 işten çıkışım 2020. Hakim 1995’in üzerine 5 yıl ekledi. 2000 yaptı. Yıl sonuna kadar süren vardı. En geç 31.12.2000’de dava açmalıydın dedi. Aynı işyerine çalışmış olman hakdüşürücü sürenin işlemesini durdurmaz defi. Sgk avukatı hakdüşürücü süre işlemesin deseydi hakim davayı yürütecekti.
Yargılama, ilk derece mahkemesi kararı ile son bulmaz. Aksine Yargıtay Genel Kurul ve yeni tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararları mevcut. İtiraz hakkınızı kullanabilirsiniz. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılabilir. Zaten işten çıkışınız 2020 ise hak düşürücü süre 2020 yılında işlemeye başlar, 2025 yılına kadar dava açma hakkınız olur. Bunda tereddüt bile yok. Ancak kesintili bir çalışma mevcutsa, ilk derece mahkemesi kararı yerinde. Çünkü hak düşürücü sürenin işlememesi için çalışmanın, askerlik görevi dışında kesintisiz, yani blok çalışma olması gerekir. Blok çalışmanın varlığına rağmen mahkeme davanın reddi kararı verdiyse, yanlış karar.
Cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Gerekçeli kararı bekliyoruz. Tebliğ sonrası istinafa gideceğiz. (Avukatım öyle dedi).
Hak düşürücü süre nedeniyle hakim reddetmişti. Gerekçeli karar çıktı. Bir bölümünü kopyalayıp yapıştırıyorum buraya.
…keza Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarında (HGK kararlarında da ) “Uyuşmazlığın çözümünde davanın yasal dayanağı (mülga) 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, anılan hükme göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir… davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeğinin de ortada olduğunu, haksız ve dayanaksız davanın hak düşürücü süre yönünden, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Kopyalayıp yapıştırdığınız kısım; mahkemenin ret gerekçesi değil, gerekçeli karardaki davalı taraf savunmasının özeti.
merhaba..23 ekim 1999 4a sigorta girişliyim..1999-2008 yılları arası 506 sgk yönetmenliğine tabi ağır iş koluna ait sektörde çalıştım. fiili çalışma sürelerimi sigorta başlangıç tarihimi öne çekermi. bu yolla eyt kapsamına girebilirmiyim.sgk ya gerekli yazışmalar yaptım fakat cevap verilmedi.dava yoluyla hukuki yönden sigorta girişimi öne çekebilecek sonuç alabilirmiyim.
Değerli Kardeşim, bu tür özel nitelikte sorular için bu şekilde internet üzerinden soru sorup cevap alamazsın. Takdir edersin ki SGK danışmanlığı bir tür profesyonel bir iş ve ücretini ödeyerek hizmet alabilirsin. Selamlar,
Reyhan Hanım,
1 Eylül 1995 yılında fiili olarak çalışmaya başlayıp kesintisiz olarak Haziran 1998 yılına kadar çalıştığım işyerimin 1 Şubat 1996 yılında sigorta girişini yapmamış olduğunu şahsen farkederek girişimin yapılmasını sağladım.
Ne var ki günümüzde kapalı olan Klassis Resort Hotel, Silivri – İstanbul ile ilgili bir hizmet tesbit davası mümkün olabilir mi?
Neredeyse 30 yıl öncesinden bahsedildiği için o dönemde birlikte çalıştığım müdürüme sadece ulaşım sağlayabilirim.
Halihazırda açık olmayan şirkete karşı da hizmet tespit davası açılabilir. Ancak taraf teşkili için ihya işlemlerinin yapılıp, tasfiye olmuş şirkete temsilci atanması gerekir. Bu işlemler de süreci bir miktar uzatacak işlemlerdir.
1997 Yılında vekil öğretmenlik yaptım..Milli eğitim müdürlüğünden vekil öğretmen olarak görev yaptığıma dair belge aldım.Bu belge ile sigorta başlangıcımı 1997 yılna çektirebilirmiyim..izleyeceğim yol ne olmalı..teşekkür ederim
Sigorta başlangıç bildirimi yapılmamışsa, zamanaşımı nedeniyle dava açamaz ve başlangıç tarihini geriye çekemezsiniz.
Merhabalar 4-a sigorta başlangıç tarihim 10.06.1996 gözüküyor bu 18 yaş altı sonra 10.07.1999 da tekrar 43 gün yatırışmış ama benim uzan vadede başlangıç tarihim 28.09.1999 olarak gözüküyor çalıma hayatıma göre eyt den faydalanamıyorum ne yapmam lazım
Reyhan hanım merhaba 4 a tescilim 15.08.1998 fakat uzun vade 28.12.1999 da 3 gün olarak görünüyor 06.11.1981 doğumluyum yardımcı olurmusunuz
Merhaba
Dogum tarihim 12.03.1981. 1997 yılında aile şirketinde calişmaya basladim. Prim gun sayim 7300 gun 25 yil hizmet suremide 12.03.2024 tarih itibariyle tamamladım. Eyt ile emeklilik basvurusunda bulundum. Basvurum sonucunda 1997-1998 yılı hizmetleriniz babanıza ait işyerinde gectiğinden dikkate alınamamıstır gerekcesiyle emeklilik basvurum red edilmiştir. Bu gerekcenin kanunda yeri var mıdır? Burada oluşan maduriyetimi nasıl savunmalıyım? Tesekkürler
Kanuni düzenleme değil, SGK genelgesine dayanan bir uygulamadır.
Sosyal Güvenlik Kurumunun 2013/11 sayılı Genelgesi’nin “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı kısmı;
“Ancak, baba veya anasına ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmamaktadır…”
Bu uygulamaya karşı, “fiili çalışmanın olup olmadığının araştırılması ve buna göre değerlendirme yapılması” gerektiğine ilişkin kamu denetçisi tavsiye kararları vardır. Bu kararlara dayanılarak SGK işlemine karşı dava yoluna gidilebilir.
2006 yılında girdiğim iş yerinde sigortalı olarak çalışıyordum. 2010 yılında 6 aylık askerlik süresinden sonra 2010 ekim ayında tekrar çalışmaya başladım ve maaşım aynı bankaya yatıyordu, yıllar sonra 2011-2012 toplam 2 sene sigortamın ödenmediğini fark ettim, hala aynı yerde çalışmakta olduğum için herhangi bir işlem yapmaya cesaret edemedim eğer bu haklarımı geriye alabilme şansım var ise ne yapmalıyım.
Hizmet tespit davası açmanız gerekir.
1998 yılından beri bir işverenin yanında çalışıyorum…sigorta girişim hiç yapılmadı.Şimdi hizmet başlangıcı için (1998) dava açabilirmiyim.tşk..
Hizmet tespit davası açabilirsiniz. Hukuki bir engel bulunmuyor.
Merhaba
30.11.1997 de evde yapılan son nüfus sayımında görev alanların SGK girişi yapılmamış olması nedeniyle geriye dönük hizmet tespit davası açılabilir mi acaba?
Hak düşürücü süre nedeniyle açılamaz.
Merhaba ABdurrahman Gönül bey, bu konuyu bende araştırdım ama net bir bilgiye ulaşamadım, birde sayımda görev kağıtlarınıda bulamadım, kurum süre sonunda imha ettiğini söyledi kurumdan da temin edemedim. Araştırmaya devam ediyorum, bir detay bulursak paylaşmak için mail bırakıyorum sertankizilkan@gmail.com
Merhaba,
Ben Mayıs 1999 da işe girdim 1.11.999 da sigorta girişim yapıldı. sonra prim ödemek zor geldi aralık 15 gibi çıkışım verildi sigortasız 2004 yılına kadar çalıştım. ara ara girişi çıkış yapıldı. 1 günlük hizmet tespit davası açtım elimde Mayıs ayından -Aralık 1999 ayına kadar iş veren namına bankaya ödeme yaptığıma dair dekont asılları mevcut komşu iş yeri tanıklarımda mahkemede tanıklık yapacaklar. Ama hakim hak düşürücü süre hesabı yapacağım ona göre tanıkların dinlenmesine karar vereceğim dedi. işe giriş bildirgesinden biri verilmişse hak düşürücü süreden soz edilemez derken hakimin ne demek istediğini anlayamadım. bilgi verirseniz çok teşekkür ederim
• Hizmet tespit davasında hak düşürücü süreye ilişkin istisnai durumlar,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/2870 E., 2021/5681 K. sayılı kararı
“…
…
… 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun’un 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16), dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun’un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açıktır.
Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerini askerliğe müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan artık hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa’dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir.
Eldeki davada, 1001073 sicilli işyeri ile birlikte 1060449 sicilli işyerinin de davalı işverene ait olması nedeniyle hak düşürücü sürenin blok çalışma halinde söz konusu olmayacağı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken; hatalı değerlendirme sonucu hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair karar tesisi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 01.10.1999 ile 31.12.2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, işveren tarafından çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek müvekkilinin Kuruma bildirilmeyen 01.10.1999 – 22.07.2002 tarihleri arasında hizmetinin tespitini talep etmiştir…
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somur olayda davacının 01.10.1999 – 22.07.2002 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti bakımından 23.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasındaki bildirimlerinin hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır…
Yukarıda bilgiler ışığında değerlendirildiğinde, davacının 23.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimlerinin yapıldığı, ihtilaflı dönem olan 01.10.1999 – 22.07.2002 tarihleri arasında bildirim bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 23.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirilmesi nedeniyle, birleşen blok çalışmalarının bulunması halinde 506 sayılı Kanun 79. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin dolduğundan söz etmek mümkün değildir…”
(Yargıtay HGK 2017/2177 E, 2019 / 836 K)
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte, 506 Sayılı Kanun’un 79. maddesinde belirtilen ve sigortalının çalışma gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile dört aylık dönem bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini göstermekte ise de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.
Bu nedenle; işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve kamu düzenine dayalı bu tür davalarda, hâkim görevi gereği, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir.
(Yargıtay HGK 2017/21-1074 E, 2020/989 K, 02.12.2020 T)
Hizmet tespit davalarında zamanaşımı değil, hak düşürücü süre söz konusu olur. Prim günlerinin doldurulmasına yarayan hizmet tespit davalarında hak düşürücü süre, hizmetin sona ermesinden itibaren 5 yıldır. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti (bir günlük hizmet tespit) davasında ise, SGK’ya işe giriş bildiriminde bulunulmuş olacağından, hak düşürücü süre işlemez. İşveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmişse, bu dava her zaman açılabilir.
İşe giriş bildirgesinin verilmiş olması durumunda bir günlük hizmet tespit davasında hak düşürücü süre söz konusu olmaz. Bu bildirge verilmemiş olsa bile, aynı işyerinde çalışmaya devam ederken daha sonraki bir tarihte sigorta girişi yapılmışsa, yine hak düşürücü süre sorunu olmayacaktır. Ancak bu durumda aynı işyerinde blok çalışma yapılmış olması gerekir.
Merhaba,
Ben Mayıs 1999 da işe girdim 1.11.999 da sigorta girişim yapıldı. sonra prim ödemek zor geldi aralık 15 gibi çıkışım verildi sigortasız 2004 yılına kadar çalıştım. ara ara girişi çıkış yapıldı. 1 günlük hizmet tespit davası açtım elimde Mayıs ayından -Aralık 1999 ayına kadar iş veren namına bankaya ödeme yaptığıma dair dekont asılları mevcut komşu iş yeri tanıklarımda mahkemede tanıklık yapacaklar. Ama hakim hak düşürücü süre hesabı yapacağım ona göre tanıkların dinlenmesine karar vereceğim dedi. işe giriş bildirgesinden biri verilmişse hak düşürücü süreden soz edilemez derken hakimin ne demek istediğini anlayamadım. Halen aynı iş yerinde çalışmaktayım .bilgi verirseniz çok sevinirim. Teşekkürler
Merhaba. Davanızı takip eden avukatınızdan bilgi alabilirsiniz.
Merhaba
İlk işe başlangıç tarihim 1993, amcamın şahıs firmasında toplam 20 güm prim ödemem oldu, yaşım o zaman 16 idi, daha sonra 2002-2006 yıllarında yurtdışında çalıştım bu çalışmaya istinaden 147 gün borçlandım, daha sonra 2007 yılında Türkiye ye döndüm ve o dönemden beri çalıştım ve prim günüm 6179 gün oldu, eyt başvurusu yaptım benden yurda giriş belgesi istediler en son hala beklemedeyim, burada bir sorun varmıdır? Teşekkürler
Web sitemizde genel hukuki bilgiler verilmekte olup, somut durumunuzla ilgili danışma ve takip işlemleriniz için bir avukattan ücret karşılığında hizmet alabilirsiniz.
Merhaba Reyhan Hanim,
E-devlet kayitlarinda 4c kapsaminda tescil tarihim 01.09.1999 olarak görünüyor. Kurumumdan aldigim HITAP belgesinde de memuriyete ilk baslama tarihim acikca 01.09.1999 olarak belirtiliyor. Memuriyetim sonrasinda 4a kapsaminda calistigimdan ve son 7 yillik calisma süremin büyük cogunlugu 4a kapsaminda oldugundan emeklilik islemlerimin 4a kapsaminda yapilmasi gerekiyor. E-devlet üzerine ve SGK Hizmet Dökümü kayitlarinda hizmete baslama tarihim 15.09.1999 olarak görünüyor. EYT kapsaminda basvuru yapmak istedigimde SGK Hizmet Dökümü kayitlarinda yer alan hizmete baslangic tarihim esas alinacagindan olumlu sonuc alamayacagim SGK uzmanlari tarafindan ifade ediliyor. Bu konuda Sigortalılık Başlangıç Tarihinin İspatı davasi mi acilmali. Sizce izlemeiz gereken yol nedir. Simdiden tesekkür ederim.
Merhaba. Sigorta başlangıç tarihinin tespiti (bir günlük hizmet tespit) davası açılmalıdır.
Merhaba, 30.11.1997 de evde yapılan son nüfus sayımında görev alanların SGK girişi yapılmamış olması nedeniyle geriye dönük hizmet tespit davası açılabilir mi acaba?
Merhaba
05.02.1982 doğumluyum e devlette
21.06.1999 da ilk tescil başlangıç olarak
01.09.1999 tarihinde hizmet başlangıcım görünüyor , o günden bu yana şu an 8894 gün primim yattı. 1981 tarihli 18 yaşindan küçüklerin maaşa baglanması ile ilgili kanun ile 18 yaşı doldurduğum tarihin üzerine 25 yıl sayarak 05.02.2025 yılında emekli olacağımı görüyorum . Yeni yıl ile birlikte şu anki 27k tl emekli maaşımın %30 az olacağı söyleniyor. Ben nasıl 2024 yılında emekli olabilirim , bir hukuki dayanağı var mıdır? Saygılarımla
Merhaba. Web sitemizde genel hukuki bilgiler ve yorumlar sunulmaktadır. Bir avukattan hukuki danışma ve destek hizmeti alabilirsiniz.
Reyhan Hanım;
Öncelikle bu tarz toplumu ilgilendiren bir konuda yazı yazdığınız ve bilgilendirme yaptığınız için emeğinize sağlık. Çok Teşekkürler.
Sizden desteğe ihtiyacım olup olmadığını ve dava açmamın gerekli olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
14.09.1998 staja başlama
24.06.1999 staj bitimi
25.06.1999 staj yaptığım işletmede sigortasız çalışmaya başlama
02.12.1999 staj yaptığım ve sigortasız çalıştığım yerde ilk uzun vadeli girişim.
30.11.2008 bu işyerinden ayrılışım.
Merhaba. Yargıtay kararları doğrultusunda hizmet tespit davası açabilirsiniz.
[7/11 18:06] zubeyiru03: Merhaba
01.10.1998 de staj yaptım ve stajim bitince aynı isnyerinde 3 ay kadar çalıştım babamın çalıştığı büyük bir tekstil firması idi. Tescil tarihi 01.10.1998
Uzun vade ise 10.04.2004 görünüyor bu durumda stajdan sonraki çalışmamı nasıl kanıtlanabilirim. şirkette iflasını verdi yani kapandı. Yardımcı olurmusunuz
[7/11 18:07] zubeyiru03: Hizmet tespit davası kapsamına giriyormu bu olay
[7/11 18:09] zubeyiru03: Yani bu şirkete staj olarakta olsa bir sigorta girişim var hatta sigorta numaram bu iş yerinde oluşturuldu. Yardım ederseniz çok sevinirim.
Sayın Avukatım; 2000 yılından itibaren Sağlık Bakanlığına bağlı Hemşire olarak görev yapıyorum. 1999 Şubat-Haziran ayları arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı vekil öğretmen olarak görev yapmıştım ancak sgk bildirimim yapılmamış belge olarak sadece o dönemde alınmış bir valilik oluru ve çalıştığım okulda o zaman görevli müdür ve öğretmenlerinin şahitliği ile hizmet tespit davası açabilir miyim
Merhaba 1999 Şubat-Haziran ayları arasında MEB de vekil öğretmen olarak görev yapmıştım. 2000 yılı itibariyle Sağlık Bakanlığında hemşireyim. Vekil öğretmenlik yaptığım dönemde sgk bildirimim yapılmamış EYT den faydalanmak için vekil öğretmenlik yaptığım dönem için dava açabilir miyim. Belge olarak sadece çalışma dönemime ait bir valilik oluru ve tanık olarak o dönem birlikte çalıştığım müdür ve öğretmenler var.
Sigortaya işe giriş bildirgesi verilmemiş ve herhangi bir tarihte hizmet bildirimi de yapılmamışsa, hak düşürücü süre nedeniyle hizmet tespit davası açamazsınız.
slamlar 2023 de sizdende yardım aldım pirim tespiti eyt için 10 ayda 2024 ilk mahkemeyi kazandım dosyam şimdi istinafta verdiğiniz bilgilerden şükranlarımı sunarım
Merhaba reyhan hanım
16 11 1998 tarihli sigorta başlangıcım
Baba yanı diye kabul edilmedi 7000 günüm
Olmasına rağmen emekli olamadım kanunen birşey yapabilirmiyim cevap yazarsanız sevinirim teşekkürler
Bu konudaki açıklamalar, yazı içerisinde yer almaktadır.
merhaba reyhan hanım 2013\11 genelge dolayısıyla 1999 mayıs ayında işi babasının işyerinde girenlerin sayılmayacağı yönünde genelge cıkmış yapabilecegimiz bir şey varmı ilginize teşekkür ederim.
Merhaba. Yazı içerisinde sorunuzla ilgili bilgi ve yorum bulunmaktadır.
Merhaba
12.06.1976 doğumluyum 1.11.1990 tarihinde ilk sigorta girişim ve sistemden kontrol ettiğimde bu tarih görünüyor. 2014 Yılından itibaren Bağkur sistemine dahil oldum ve Eyt’den emekli olamıyorum şu an toplam 7800 gün primim var(4A olarak kalsaydım emekliydim) benim sorum 4A üzerinden emekli olmak için mahkeme süreci başlatabilirmiyim
Reyhan hanım iyi akşamlar 20.08.2981 dogumluyum. 01.07.1996 sigorta girişim var. 05.11.1996 cıkişim var. 65 gün uzun vade sigortam gözüküyor ama babamın inşaatından olan sigortamı sgk 18 yaş altı anne baba yanında calişmayı genelgeye göre kabul etmiyor. Maaş bodroları 1996 dair evraklar sgk memuru kaseli sgk şefinin kaseli evraklarım hepsi mevcut. Nasıl bir yol izlemem lazım saygılarımla
Merhaba Reyhan hnm
Staj başlangıcım14.09.1998 .staj bitimi haziran 1999.Haziran 1999 yılından itibaren stajımı bitirdiğim işyerinde 2005 yılına kadar çalıştım.Çalıştığım şirket benim sigortamı 2001 yılında başlatmış.Bu konuda nasıl bir yol izleyebilirim 1998-2005 yılları arasında benimle birlikte bu şirkette çalışmış arkadaşarımda var.
Merhaba. Yazı içerisinde, sorunuza ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Durumunuza ilişkin özel açıklamalar için bir avukatlık ofisinden hukuki danışma hizmeti alabilirsiniz.
Reyhan hanım merhabalar,
Gecen sene çalıştığım iş yeri insan kaynakları Eyt olduğumu söyledi, SGK ya gittiğim de evet dediler.
Bir kaç gün önce uğradım başka işler için
Anne/baba yanına da çalıştığın için sigorta sayılmıyor Eyt li değilsin dediler. Aşağıda Edevlette görünen bilgiler mevcuttur. Bu kapsamda doğru olan nedir?
Saygılarımla
d.tarihi 08.03.1983
Hizmete başlama 01.07.1998
4A tescil başlangıç tarihi 01.07.1998
Fiili gün sayısı 6285
Çalışma yeri babamın yanı,
İlk işe girişte 60 gün sigortalılık E-devlette gözükmekte.
Merhaba 2006 yılında bi özel hastane 9 ay çalıştım tabi o zamanlar SGK önemini bilmiyorduk SGK yapılacak dendi ama verildimi bilgim yok ben engelliyim SGK giriş yılı benim için önemli firma kapandı nasıl bir yol izlenmeli dava şansım var mı
Merhaba 1996 yılında beden eğitimi öğretmenliği bölümünü kazandım üniversitenin futbol takımında sigorta kartlarımız verildi ayrıca maaş da alıyorduk.Sonrasında sgk girişim gözüktüğü ama günsüz giriş olduğunu tespit ettim.Üniversiteye sorduğumda gerekli cevabı vermediler o zamanlar bilgisayarlı sistem olmadığından bahsettiler.Günsüz sigorta dava hakkım varmıdır ?
Sigorta başlangıç tarihinin tespiti davası açabilirsiniz.
uzun vadede ise giriş tarihim 30.12.1999 işten çıkışım 20.09.2000 o dönem 241 günlük sigortam var askerlik nedeniyle askerlik dönüşü o işyerinde çalışmadım eyt den yararlanmak için geriye dönük 1 günlük ise giriş tespiti davası açmam mumkunmu şirket kapanmış bir şirket
uzun vadede ise giriş tarihim 30.12.1999 işten çıkışım 20.09.2000 o dönem 241 günlük sigortam var askerlik nedeniyle askerlik dönüşü o işyerinde çalışmadım ama 1998 1999 döneminde aynı isyerinde çalıştım eyt den yararlanmak için geriye dönük 1 günlük ise giriş tespiti davası açmam mumkunmu şirket kapanmış bir şirket
Üstadım merhabalar. Yazınız oldukça bilgilendiriciydi. Benim de bir sorum olacaktı. Müvekkilimin şirketine hizmet tespit davası açılmış. Davacı 1997 yılından 13.12.1999 tarihine kadar çalıştığını, 10.05.1998 tarihinde 18 yaşını doldurduğunu ve eylül 1998’e kadar “çıraklık sigortası” yapıldıktan sonra 13.12.1999 tarihine kadar “çalışan” olarak devam ettiğini ileri sürmekte. Lakin müvekkilim her zaman çırak olarak çalıştığını söylemekte. (Hizmet dökümünde 13.12.1999 tarihinde sigorta giriş bildirgesi bulunmakta) Davayı yeni üstlendim. Şahsın çıraklık diploması olup olmadığını araştıramadım. Bu hususta o zamanın meslek okulu öğretmeni ile görüşüp çıraklık sözleşmesini edinmeye çalışacağım. Normalde hizmet tespit davası olduğundan 5 yıllık hak düşürücü süreden yürüyecektim fakat sigorta giriş bildirgesi varsa istisnalardan sayılabilir demişsiniz. Söz konusu durumda bana önerebileceğiniz bir tavsiyeniz olur mu? Meslekte henüz yeniyim.
Not: Şirket 2012’de terkin edildiğinden bir de taraf teşkili sağlanabilmesi için şirketin ihyası davası açılmış ve kabul kararı gelmiş. Zaman kazanabilmek için istinafa başvuracağım.
Reyhan hnm merhabalar,24/02/1982 doğumluyum.29/06/1998 tarihinde 6 günlük bir çalışma sürem var e devlette de gözüküyor.Anne ya da baba şirketi değil.Fakat bu tarihte 18 yaşından küçüktüm.Sigorta süremin 6 gün olması ve 18 yasindan küçük olmam eytli olmama engelmidir,yoksa pirim gün sayımı doldurduktan sonra eytden faydalanabiliyor muyum ?
Sigorta başlangıç tarihi bakımından, 18 yaş altı olmanın bir önemi yoktur. Uzun sigortalılık şartı bakımından 18 yaş sonrası sigortalılık esas alınır. EYT düzenlemesi kapsamı bakımından, sigorta başlangıç tarihi esas alınır. Bu durumda olanların EYT’den faydalanmasına bir engel bulunmaz. İlk sigortalılığın 18 yaş altında olması, EYT den faydalanmayı engellemez.
merhaba. Ben 13.04.1998 yılında bir işletmede çalıştım. 10.02.2000 tarihinde askere gideceğim için işten ayrıldım. 2 ay deneme süresi dediler sonra sigorta yapacağız dediler. benden kimliğimi aldılar. ama işe girişimi yapmamışlar. askerden geldikten sonra 01.10.2002 tarihinde tekrar aynı işyerine girdim. 30.10.2003 yılında işten ayrıldım. bu süre zarfındada sadece değişik tarihlerde 3 defa giriş çıkış yaparak 74 gün sigortamı yatırmışlar. Asker öncesi ve sonrası çalıştığıma dair şahitlerim var. şirket kayıtlarında geçecek belli başlı olayları bizzat yakınen biliyorum. yani toplamda ben bu işyerinde 34 ay çalıştım. yatan sigortam 74 gün. dava etsem kazanırmıyım. kazanırsam bu şirkete bu işlerin maliyeti ne olur. Birde davayı açar ve kazanırsam, sigortamda zamanında yapılmış olsaydı 2023 8. ayda emekli olacaktım. aradan geçen 21-22 aylık maaşı talep edebilirmiyim?
Merhaba. Web sitemizde genel hukuki bilgiler yer almakta olup, durumunuza ilişkin hukuki danışma hizmetini bulunduğunuz yerde bir avukatlık bürosundan alabilirsiniz.
Merhaba Reyhan hanım, harika bir yazı yayınlamış ve tüm soruları cevaplamışsınız, öncelikle bunun için teşekkür etmek isterim. Ben şöyle birşey soracağım, 1997 staj ile sgk numaram çıktı ancak uzun dönemim ünv. sonrası başladı. Fakat lise sonrası çalıştığım iş yeri bildirge vs vermemiş olmasına rağmen elimde referans için aldığım şu tarihler arası bizimle çalışmıştır yazısı var. Bu durumda dava açabilir miyim ve hangi davayı açmam gerekir? Ve bu dava iş yerine mi açılır Sgk’ya mı? İsteğim prim günü değil sadece o tarihin uzun dönem başlangıcı sayılması, iş yerininde mağdur olmasını istemem bana çok iyilikleri oldu çünkü o dönem. Şimdiden teşekkürler.
Merhaba Reyhan Hanım ; Sigorta Hizmet Dökümümdeki Sicil Numaram ile 1996 yılında ödenmiş birim günüm var fakat benim sicil numaramın yanında Başka bir kişinin ismi mevcut Daha sonraki yıllarda Çalışmış olduğum iş yerlerinde de aynı sicil numarası ile ödenmiş fakat 1996 yılındaki girişim uzun vadeli sigorta olarak aynı sicil numarası fakat isim farklı yazıyor benim ismim yazmıyor Ben bunu SGK ya dilekçe vererek düzeltirmesini istedim Burada bu hakkımı nasıl alabilirim SGK o anda güncelleme yaparak 2000 yılındaki prim gününe yükseltti şuanda 1996 yazmıyor e devletimde , Bu durumda nasıl bir yol izlemem gerekiyor Teşekkür ederim şimdiden
Merhaba Reyhan hanım
1998 -2013 kesintisiz aralıksız çalışma
1998 – 2000 arası sigortasız çalışma
2000 haziran sigorta girişi be prim ödenmeye başlandı
2001 ekim – 2003 haziran zorunlu askerlik vazifesi için işten ayrıldım
2003 Temmuz askerlik dönüşü aynı eski iş yerimde şlk defa işe giriş bildirgesi verilerek 2013 yılına kadar aralıksız kesintisiz çalıştım ilk derece mahkemesi hak düşürücü süre sebebi ile davayı reddetti aynı iş yerinden 2 bordrolu tanığım vardı yşne mahkemenin bağımsız 1 tanede yine aynı iş yeri veya komşu iş yeri tanığı 1998 yılından 2000 yılına kadar sigortasız çalıştığımı beyan etmişti nu davayı sonuna kadar gitmelimiyim benim durumuma benzer emsal kararlar var mı kazanan teşekkür ederim
merhaba
benim 27.08.1999 emekli sandığı girişim var. 01.09.1999 da sigortam yatmaya başlamış. 15 ay emekii sandığından sigortam yattı. ondan sonraki sigortalrım 4a yani özel sektör. Ama emekliliğimi sgk kabul etmiyor. emekli sandığında ayın 15 inde işlem oluyormuş yani 15.09.1999 olarak beni kabul ediyorlar. Nasıl bir yol izlemem gerekiyor acaba.
Merhaba 1999 yılında bir iş yerinde bir yıl çalıştım ancak SGK başlangıç var geriye dönük dava açabilirmiyim ilç yerindeki resmi kıyafetle fotoğraflarım var ve şahitlerim şuan 8200 gün pirimim var yaşım 46 çalışma yılım 26 oldu
Eğer bu işyerinde herhangi bir tarihte sigorta girişiniz bulunmuyorsa, hak düşürücü süre nedeniyle dava açamazsınız.
Merhabalar.
E devlet imde ilk sigorta giriş tarihim 01/08/1998 olarak görünüyor. 15 yaşındayken bir muhasebecide yazın çalışmıştım muhtemelen girişimi onlar yaptı. Fakat gün görünmüyor. Uzun vade başlangıcım 2002 yılı görünüyor. Çalıştığım muhasebeci hala açık ve yardımcı olacaklarına inanıyorum. Dava açıp EYT den yararlanabilir miyim?
Merhaba ben 1998 yılında işe girdim .sigorta yapilmadi.sigortami 2001 yılında gösterip girdi ve çıktı olarak 1 ay göstermisler. Daha sonra 2004 yılında tekrar sigortamı gösterdiler.ve ben 2008 yılında evlendim ve o iş yerinden ayrıldım. Ben eyt kapsamına girer miyim .nasıl bir yol izlemem lazım. Çalıştığıma dair o isyerinde çalışmış sahitlerim de var. Mahkemeye versem sonuç alır mıyım
Merhaba, sorunuzun yanıtı yazı içeriğinde mevcuttur. Bir çok Yargıtay kararına göre olumlu sonuç almanız mümkündür. Bir avukatlık ofisinden durumunuzla ilgili ayrıntılı hukuki bilgi ve destek alabilirsiniz.