Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası
Aldatma (zina), Medeni Kanunda düzenlenmiş özel boşanma sebeplerinden birisidir. TMK 161. maddesi;
Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
şeklindedir. Zina, bir eşin diğerini cinsel birliktelik yoluyla aldatmasıdır. Aldatma olayı, üçüncü kişiyle cinsel birliktelik boyutuna varmamış veya bu durum kanıtlanamıyorsa zina nedenine dayalı boşanma davası reddedilir. Duygusal boyutta aldatma, üçüncü kişiyle flört gibi durumlarda ise sadakatsiz davranışlar nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılması genel nedenine dayalı boşanma davası açılabilir.
İçerik
Aldatma Nedeniyle Boşanmanın Şartları
Kanun, zina durumunda aldatılan eşe boşanma davası açma hakkı tanımıştır. Ancak buna bir süre sınırı ve affetmiş olmama şartı getirmiştir.
Zina Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi
Kanuna göre, eşin aldatma nedeniyle dava açma süresi;
- aldatıldığını öğrenmesinden başlayarak altı ay ve
- her halde zina eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıldır.
Bunun anlamı; aldatılan eş, aldatmayı öğrenme tarihinden itibaren 6 ay içerisinde bu nedene dayalı bir boşanma davası açmamışsa, bu süre sonunda zinaya dayalı dava açma hakkını kaybeder. Süre aldatma eyleminden değil, eşin eylemi öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Eğer aldatma eylemi, zina üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen öğrenilmemişse, bu beş yıllık sürenin dolmasıyla birlikte, dava açma hakkı yine düşecektir. Yani altı aylık dava açma süresi, öğrenme tarihinden itibaren; beş yıllık süre ise eylem tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
İlginizi Çekebilir : Boşanma Davası Nasıl Açılır ve Aşamaları Nelerdir?

Aldatmayı Affetme
TMK m. 161/3; “Affeden tarafın dava hakkı yoktur” şeklindedir.
Aldatmayı affetme davranışlarının neler olduğu konusunda ise kanunda bir netlik bulunmayıp, bu konuda çeşitli Yargıtay kararları yol gösterici olmaktadır.
Affetme durumunun tespiti ile ilgili Yargıtay kararlarında farklı ve birbiriyle çelişkili yaklaşımlar vardır. Herhangi bir ortamda açık af beyanı, tartışmasız olarak dava hakkını ortadan kaldırır. Yine aldatılan eşin, bu nedenle açtığı boşanma davasından vazgeçmiş olması da uygulamada “affetme” olarak kabul edilmektedir.
Görüş ayrılıkları, genelde bu durumların dışında kalan; aldatmadan haberdar olup da ses çıkarmama veya aynı evde yaşamaya devam etme hallerinde ortaya çıkmaktadır.
Aldatmayı Affetme Yargıtay Kararı
Bu konuda Yargıtay 2. H.D. 2007/843 E. 2007/2591 K. 22.02.2007 tarihli kararında;
…toplanan delillerden davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, halen bir başka kadınla yaşamaya devam ettiği, davacının da davalı ve gayri resmi yaşadığı kadınla bir süre beraber yaşamasının kocasını affettiği anlamına gelmeyeceği anlaşılmaktadır….
(Yargıtay 2. H.D. 2007/843 E. 2007/2591 K. 22.02.2007 T)
yine 2009/21656 E. 2011/1 K. 17.01.2011 tarihli kararında da
…Toplanan delillerle davalı-karşılık davacı kadının eşine hakaret ettiği ayrıca güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davacı-karşılık davalı kocanın ise birlik görevlerini yerine getirmediği, karısına hakaret edip şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Tarafların aynı evde birlikte yaşamaları birbirlerini affettikleri sonucunu doğurmayacağı gibi, ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…
(Yargıtay 2. H.D. 2009/21656 E. 2011/1 K. 17.01.2011 T)
şeklinde karar verirken;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/2-343 E, 2010/361 K, 30.06.2010 tarihli kararında;
dinlenen tanık sözlerinden, boşanma davasından sonra da tarafların aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri anlaşılmaktadır. Bu hal, evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, ortak hayatın sürdürülmesinin fiilen mümkün olduğunu göstermektedir. O halde, davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır…
(Yargıtay HGK 2010/2-343 E, 2010/361 K, 30.06.2010 T)
şeklinde bir karar vermiştir.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun bu kararına da bir üye tarafından;
…Aile konutunun boşanma davasının varlığına rağmen birlikte kullanılması davacının boşanmaya neden olan ve evlilik birliğini temelinden sarsan olaylara onay verdiği ve evlilik birliğini devam ettirmek niyetinde olduğunun kanıtı değildir.
Bu düşünce kabul edildiği taktirde her boşanma davasının açılmasından sonra eşlerden birinin davadan önceki olaylara dayanabilmesi için ortak konutu terk etmesi gerektiği gibi bir sonuç çıkar ki bu yasanın temel ilkesine aykırıdır…
(Yargıtay HGK 2010/2-343 E, 2010/361 K, 30.06.2010 T – Karşı oy yazısı)
şeklindeki gerekçe ile karşı oy bildirmiştir.
Mersin Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı
Boşanma Davası Süresince Aynı Evde Yaşama
Gerek YHGK kararına yazılan karşı oyun, gerekse de Yargıtay 2. HD’nin yukarıdaki kararlarının toplumsal yaşamdaki gerçekliğe ve hukuka daha uygun olduğu görüşündeyiz. Çünkü boşanma davasının açılmış olmasına rağmen aynı evde yaşamaya devam etme hali çoğunlukla birlikte yaşama iradesinin değil, ekonomik zorlukların bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kaldı ki, müşterek haneyi terk etme veya evleri ayırma boşanma davasının bir şartı olarak kanunda yer almadığına göre, bu durumun, dava açma hakkına engel teşkil etmesi kanuna ve hukuka aykırı olacaktır.
Aldatma Durumunda Manevi Tazminat ve Mal Paylaşımı
Aldatma eylemi “kişilik haklarına saldırı” niteliğinde bir eylem olarak kabul edilir. Bu nedenle manevi tazminat nedeni oluşturur. Aldatma nedeniyle açılan boşanma davasında davacı, aldatan eş aleyhine manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
TMK 236. Maddesi,
zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir
(TMK m.236)
şeklindedir. Bu açık düzenleme uyarınca, mal rejiminin tasfiyesinde hakim aldatan veya şiddet uygulayan tarafın katılma alacağı hakkını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Bu durumda kusurlu eş katılma payı alacağından mahrum kalır. (Bkz. Boşanma Sonucunda Mal Paylaşımı Davaları)
Aldatma Eylemine Katılan Üçüncü Kişiden Tazminat Talebi

Bir dönem, bazı Yargıtay kararlarında, aldatma eylemine katılan evlilik dışındaki üçüncü kişinin de aldatılan eşe karşı tazminat yükümlülüğü kabul edilmiştir. Bu kararlar, Borçlar Kanunu haksız fiil hükümlerine dayandırılmıştır. Kararlarda, aldatmaya katılan üçüncü kişinin de diğer eşin kişilik haklarını zedeleme eylemini aldatan eş ile birlikte gerçekleştirdiği ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Ancak Yargıtay Büyük Genel Kurulu 2017/5 E, 2018/7 K 06.07.2018 tarihli içtihadı birleştirme kararı ile aldatma durumunda eş dışındaki üçüncü kişiye karşı açılan tazminat davalarının kabul edilemeyeceğine karar verilmiştir.
Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacaktır. Üçüncü kişinin fiilinin haksız fiil olarak nitelendirilebilmesine olanak bulunmadığından sadece aldatma fiiline iştirak etmesi nedeniyle, aldatan eşle birlikte TBK’nun 61. maddesi çerçevesinde müteselsilen sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişinin, aldatılan eşe karşı manevi tazminat sorumluluğu ile ilgili olarak kanunlarımızda özel bir tazminat hükmü yer almamasına rağmen, haksız fiile ilişkin genel koşulları da taşımayan eyleminden dolayı üçüncü kişi aleyhine yargı kararıyla tazminat sorumluluğu ihdas edilmesi, evlilik birliğinin ve aile bütünlüğünün korunması gibi saiklerle dahi kabul görmemelidir.
Hemen belirtilmelidir ki, üçüncü kişinin katıldığı aldatma eylemi ile bağlantılı olmakla birlikte sadakatsizlik olgusundan farklı olarak, bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali durumunda, eş söyleyişle üçüncü kişinin doğrudan aldatılan eşin kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı bir fiilde bulunması durumunda manevi tazminat sorumluluğunun doğacağında tereddüt bulunmamaktadır.
Bu kapsamda örneğin, aldatma eylemi ile bağlantılı olarak üçüncü kişinin, aldatılan eşin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, özel yaşamına müdahale etmesi, sır alanına girmesi, ele geçirdiği bazı özel bilgileri ifşa etmesi, kullandığı söz ve diğer ifadeler ile onur ve saygınlığını zedelemesi gibi eylemlerinde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği şüphesizdir.
Hâl böyle olunca, üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen başkaca bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça, salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eyleminden dolayı aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilmesinin mümkün bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
(Yargıtay Büyük Genel Kurulu 2017/5 E, 2018/7 K 06.07.2018 tarihli İBK)
İçtihadı birleştirme kararları, kanun gibi bağlayıcı etkiye sahip olduğundan, bu tarihten sonra bu davaların yasal dayanağı kalmamıştır. (Bkz. Aldatma Nedeniyle Üçüncü Kişiye Karşı Açılabilecek Tazminat Davası)
Zina Suç Mu?
Zina eylemi, 765 sy (eski) Ceza Kanunu 440. ve devamı maddelerinde suç olarak düzenlenmiş, ancak bu düzenlemeler Anayasa Mahkemesi kararları kararları ile iptal edilmişti. 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ise zina suç olarak düzenlenmemiştir.
Yani yürürlükteki ceza kanununa göre zina suç değildir. Ancak özel bir boşanma nedenidir. Aldatma eylemi, sadakat yükümlülüğüne aykırı, haksız fiil olduğundan, zinanın hukuki yaptırımı tazminattır. Zina eden eşen, boşanma durumunda diğerine tazminat ödemek zorunda kalır.
Boşanma davaları konusundaki sorularınız için Boşanma Avukatına Soru Sor danışma hizmetinden yararlanabilirsiniz.
Aldatma (zina) ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle cezai bir yaptırımı yoktur. Ancak aldatma Medeni Kanun’da düzenlenen özel bir boşanma nedeni olup manevi tazminata neden olur.
Aldatma, velayete etki eden bir durum değildir. Boşanma nedenleri eşler arasındaki evliliğin sona ermesi ve boşanmanın mali sonuçları bakımından önemlidir. Velayet düzenlemesinde ise eşler arasındaki boşanma nedeni değil, çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimi ile ihtiyaçları dikkate alınır. Aldatma durumunda velayet konusunda genel hükümler uygulanır.
Zina nedeniyle boşanma sonucunda mal rejiminin tasfiyesi konusunda özel bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre zina nedeniyle boşanma durumunda aile hakimi aldatan eşin katılma alacağını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Zina nedenine dayalı boşanma davasında eşin başka birisiyle cinsel ilişki yaşadığının kanıtlanması gerekir. Duygusal yakınlaşma, mesajlaşma, flört gibi davranışlar zina nedeniyle boşanma için yeterli olmayıp ancak sadakatsiz davranışlar olarak evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanmaya konu olabilir. Aldatan eş ile aldatmaya katılan kişinin aynı evde veya otel odası gibi kapalı bir mekanda baş başa bulunmaları, buna ilişkin kayıt ve belgeler, fotoğraf veya güvenlik kamerası kayıtları zinanın varlığına delil teşkil edebilir. Aldatma nedenine dayalı boşanma davasında eşin cinsel birliktelik yoluyla aldattığı kanıtlanamazsa boşanma davası reddedilir.
Eşin bir başkası ile sık sık ve özellikle iş saatleri dışında mesajlaşması sadakat yükümüne aykırı davranış olarak kabul edilebilir. Ancak bu mesajlaşma tek başına zinanın varlığını kanıtlamaz. Mesaj içeriklerinin elde edilmesi ve bu içeriklerden cinsel birlikteliğin varlığının anlaşılması halinde ise bu içerikler zina için delil teşkil edebilir.
Telefon konuşma ve mesaj içerikleri ancak savcılık soruşturması sırasında teknik takip yoluyla tespit edilebilir. Boşanma davasında ise geçmişe dönük mesaj ve konuşma içeriklerinin tespiti mümkün değildir. Mahkemece ancak telefon ve mesajlaşma tarih ve saatlerinin dökümü tespit edilebilir.
Boşanma dava dilekçesinin nasıl hazırlanacağı ve boşanma davasında kullanılabilecek deliller konusunda Boşanma Dava Dilekçesi ve Deliller başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Mersin anlaşmalı ve çekişmeli boşanma avukatı olarak hizmet veren avukatlık büromuza, boşanma davası, tanıma ve tenfiz, velayet ve nafaka davaları gibi aile hukuku avukat desteği ve hukuku danışma için ulaşabilirsiniz.
Avukatlık bürosu faaliyet alanlarımıza buradan ulaşabilirsiniz: Arslanbuğa Mersin Avukatlık Bürosu


Eşimin beni aldatması üzerine geçen yıl boşanma davası açmıştım. Eşimin ısrarıyla davadan feragat ettim. davadan vazgeçtikten sonra eşimin beni aldatmaya devam ettiğini öğrendim. Aldatma durumunun hala da devam ettiğini düşünüyorum. Daha önce boşanma davasından feragat ettiğim için tekrar boşanma davası açma hakkımı kaybetmiş olur muyum? Açacağım dava affetmiş olmam nedeni ile reddedilir mi? Cevap verirseniz sevinirim. İyi günler.
Boşanma davasından feragat etmeniz, ancak o davada ileri sürdüğünüz konuları affetmiş olmanız sonucunu doğurur ve aynı olaylara dayanarak yeniden boşanma davası açamazsınız. Ancak feragatten sonra gerçekleşen veya yeni öğrenmiş olduğunuz nedenlerle ilgili dava açmanız önünde hiç bir hukuki engel yok. Eşinizin, feragat sonrasındaki her aldatma eylemi boşanma için yeni bir haklı neden yaratır. Ayrıca aldatma (zina) ile kişilik haklarınız saldırıya uğramış olduğundan sizin için manevi tazminat hakkı doğurur. Evlilik birliğine ait eşyalarla ilgili mal paylaşımından kaynaklı bir davanın olması halinde de hakim zina nedeni ile eşinizin bu mallar üzerindeki hakkını kısıtlayabilir veya ortadan kaldırabilir.
merhabalar
eşim benim onu aldattıgımı düşünerek evdeki tüm esyalara zarar verip onları kullanılmayacak hale getirerek çocukları ve evi terk ederk baba evinegitmiştir.ve bundan 5 ay sonra aile birliğinin temelden sarsılması ve zina suclamasıyla dava acmıstır
eşim bunu nasıl kanıtlayabilir ve
ben bunun tersi olarak nasıl öyle bi şey olmadıgını ispatlayabiliriim…
Bir avukattan hukuki yardım almanızı tavsiye ederiz.
babam annemi bundan altı yıl önce aldatmıştı ve biz bunu öğrendik bir süre ayrı kaldıktan sonra barıştılar ve ben bundan beş ay önce babamın annemi başka bir kadınla tekrar aldattığını öğrendim iki yıllık bir ilişkileri vardı anneme daha söyleyemedik aldattığı kadın babamın evli olduğunu biliyordu, hatta annemle iş için bir süre diyalogları da vardı. kadın da evli fakat kocasından ayrı yaşıyor. anneme söylediğim takdirde dava açmak için annemin öğrendiği süre mi geçerli yoksa benim öğrendiğim süre mi? dava açıldığı zaman kadın ve babam için durum ne olur nasıl sonuçlanır?
Dava açma süresi annenizin öğrenme tarihinden itibaren başlayacaktır. Diğer sorularınız için hukuki danışma veya destek alabilirsiniz.
Selam benim sorum ben eşimle 2010 yılında evlendim 2014 yılına kadar cat pat gitti ve daha sonra 2014 ila 2015 yıllarında 6 defa evi terk etti ve her terk etmesinde 45 gün arayla ben gittim aldım geldim en son artık 15 20 gün yatak ayırmaya başladı ve sorunun ne olduğunu alıp karşıma defalarca alıp konuştum ama cevap alamadım artık 7 ci kez evi terk edince bir daha gidip almadım daha sonra 06.2016 tarihinde kendisi bana hayatında başka biri olduğunu söyledi bende ona anlaşmalı boşanmayı teklif ettim sırf nafaka ve tazminat için kabul etmedi.bu aldatma konusunu hiçbir şekilde ispatlayamayacağımı söyledi gerçekten elinde herhangi bir kanıt yok bana bu konuda ne yapmam gerekiyoo yardımcı olsanız çok sevinirim birde benim üzerimde hiçbirşey yok sigortam 15 günlük yatıyor dava açarsam ne öderim
Bir avukattan hukuki destek almanızı tavsiye ederiz. Maddi imkanınız yoksa bulunduğunuz yerdeki baronun adli yardım servisine başvurabilirsiniz.
Merhaba benim ablam eşini aldattı ve bunu eşi öğrendi ve elinde fotoğraflar var ve bir yiyenim var 10 yaşında eşi önce dediği ben seviyorum devam edicem 1 ay sonrada boşanıcam fakat tazminat davası açmamı istemiyorsan çocuk ve eşkar bende kalıcak diye kağıt imzalatmış ve anlaşmalı boşandılar fakat biz çocuğu almak istiyoruz bu mümkün mü?
Ben 2 senelik evliyim ve 8 aylik bir kizim var ben dogumyapmadan once 1sene boyunca aldatildim dogum yaptiktan sonra ise 2 ay aldatildim ama cocugum icin evimde kaldim son zamanlarda aldatiyomu bilmiyorum ama smdi esim le aramiz kotu bosanmak istiyoruz bunu davada kullanip cocugumu alabilirmiyim veya esimim cocugu alma hakki varmi boyle bir sırımda
Boşanma nedeni ile velayet ayrı konulardır. Velayet konusunda dikkate alınacak konu eşler arasındaki husumet kaynağı değil, çocuğun fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişiminin sağlanmasıdır. Bir avukattan yardım almanızı öneririz.
Merhaba iyi geceler ben bundan 1 bucuk sene önce eşimi aldattim. Aldatma sebebimde vajinusmus olduğum icin eve gelmezdi benle ilgilenmezdi cok yalnizdim vs vs vs vs.. bunlarin hic biri sebep sayilmaz ama cok pismaim esim bunu öğrendi ögrendikten sonra baya sorunlar yasadik affetti ve biz sorunumuzu astik 9 ay aonra bir bebegimiz oldu. Ama bu 9 ay boyunca surekli şiddet gördüm hem fiziksek hem sozlu hataliyim diye mecbur sustum.. bebeğim dogduktan sonrasa her türlü devam ediyor. Bosanma sonrasi bebegi kime verirler. Esim surekli alkol aliyor geceleri eve cok gec geliyor. Ne olur yardim edin. Bebegimden ayrilmak istemiyorum
Boşanma sonrası çocuğu kime verirler sorusu peşinen cevaplanabilecek bir soru değildir. Mahkemece çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi için en uygun ortam tespit edilip ona göre bir karara varılacaktır. Bebeğin anne sütüne ve bakımına muhtaç olduğu durumlarda velayetin anneye verilmesi büyük olasılıktır. Hukuki destek almanızı tavsiye ederiz.
Merhaba 6 yıllık evliyim ancak son 4 yıldir eşimle baglarimiz tamamen koptu beni evden uzaklaştırdı bir kızım var 5 yasinda. Esimden yıllardır ayrılmak istiyorum. Ama o istemedi. Tek şartla onu aldatirsam ayrılacağını söyledi beni buna itti. Ayrılmak istediğini söyledi ve sayısız hakaret ancak daha sonra affettigini ve ayrılmak istemediğini söyledi. bende artık kesinlikle geri dönüşünün olmadığını ve bu işin kızımız için hızlı bir şekilde bitmesi gerektiğini söyledim daha sonra anlasmali bosanma protokölü yaptık benden 200 milyarlik ev ya da 1+1 ev istedi ancak hic birseyim olmadigi icin bunlari veremeyecegimi soyledim. asgari ücret alıyorum daha sonra benden 800 tl nafaka ve 3 yıl içinde ödemek şartıyla 30000 tl para istedi bende kurtulmak icin tamam dedim. Mayis 3 de mahkeme vardi girmedi nisanin 29 nda esyalarin buyuk bir kismini babasi ile evden goturmus soyledigine göre de 30 nisanda kendi aldattığıma istinaden dava açmış. Size sorum mesajlar ve anlasmali bosanma protokolu affettigini kanıtlamaya yeterli midir. Yani bana tazminat davası açabilir mi. Ayrıca tazminat davasi açamazsa hakim protokolü göz önünde bulundurup yazılan rakamları verebileceğini soylemissin ver o zaman der mi? Teşekkür ederim
Anlaşmalı boşanma söz konusu değilse protokol bağlayıcı olmaz. Ayrıntılı hukuki bilgi ve destek için bir avukattan yardım almanızı öneririz.
Merhaba eniştem evli bir kadın kaçırdı ablama boşanalım diye msj attı mal varligida eniştem adına ablam adına birşey yok ve hukuken birşey bildiğimiz’de yok yardımcı olursanız sevinirim avcılar ist
Taşınmazların devrinin önlenmesi için dava açılıp tedbir konması gerekir. Bir avukattan hukuki yardım almanızı tavsiye ederiz.
Merhabalar..bir bayan ile int ten yazışmalarımız mevcut.bayan gönderdiği erotik fotoğrafları eşim mahkemede delil olarak kullanıp beni boşayabilirmi.cinsel bir aldatma yok.görüşmedik bile.üstelik bayanda evli..sadece 1 evimiz var onunda kredisi daha bitmedi.sonumuz ne olur.ne yapmam gerekiyor..lütfen bilgi veriniz.
Merhaba ben 2002 yılından beri evliyim iki tane çocuğum var 2018 temmuz ayında eşimin MSN sine gelen mesajla eşimin beni bir yıldır aldattığını öğrendim hemde yakın nir akrabası ile kadın eşimin evli olduğunu biliyor eşim sürekli beni kötüleyip hakaret ediyormuş. Ben yakalayınca eşim pişman olduğunu affetmemi çocuklarımız var çok özür dilerim diyerek bana yalvardı etrafımdan yakınlarımda bir şans vermem için ısrar ettiler bir şans verdim akabinde telefon dökümlerini görüşmelerini onun telefonundan indirdim. Fakat Kasım ayında eşimin telefonunu kendime yönlendirdiğim için watsabına yine kadından mesaj geldi bunun üzerine yine kadını arayıp tartıştım kadın bana eşimin bir hattı daha olduğunu söyledi ispatla deyincede eşimin ona yazdığı aşk mesajlarını attı bana, bunun üzerine çocuklarımı alıp abimin evine gittim iki gün sonra geldi af diledi, yakamı bırakmadı beni tehtit etti diyerek hattı almak zorunda kaldığını söyledi ama af etmedim sadece çocuklarım için dedim döndüm. Bir hafta sonra kadın yine arıyormu acaba diye telefonuna program yükledim dinlemek için eşim ailesi ile bana hakaret ediyor elime verdiği üç kuruş parayı kemik atıyorum susuyor diyor mecbur susmaya onursuz gurursuz diyor bana bunun üzerine gittim Dava açtım . Ayrıca eşimin benden önce hayatında olan sevgilisiylede konuşmaları vardı indirdiğim telefon dökümlerinde onu soruncada inkar etti eşimin bir yakını ile konuştuğumda bu eski sevgilisiyle hiç bitirmediğini evliliğim boyunca her fırsatta o kadına gittiğini kadının kocası çıkınca benim Kocamın gittiğini hatta kadının çocukları amca diyormuş eşime benim eşim eşimden bizzat duyduğunu söyledi ve eşimin tüm kardeşlerinin de bu olayı bildiğini eylenerek arkamdan eşim dahil konuşulduğunu anlattı. Size sorum bana bunu anlatan kişi kimliğim açıklanmasın ama yazılı olarak tanıklık yaparım dedi adliyede memurlara sordum olmaz dediler ama ismi geçmeliymiş şimdi ben bunu nasıl kanıtlarım ne yapmalıyım ne olur yardım edin
Bir avukattan hukuki yardım almanızı tavsiye ederiz.
Henüz 15yasindayken aileminde bildiği sevdiğim erkek arkadaşım bana çocuk istismarinda bulundu hickira hickira aglarken beni oylece birakip sonrasında terk etti ve 19yasinda evlendim ben bunu yıllarca kimseye anlatamadim hep içimde bir yara olarak kaldi esimle her yataga girdiğimde tam 14sene boyunca cinsel problemi bayilma kasilma korku esime aglayarak yasadim bu yuzden evliligimi de etkiledi esim cok fazla paronayak birisi ben hic dışarıya bile cikmadigim halde hep aldatma gözü ile bakti ispatlarimi her defada ise topladim önüne sundum bu psikolojik travma hem evliligimi hemde hayatımı etkiledi esime çok söyledim doktora gitmek istediğimi bu yaşadığım olayi kimseye anlatamadigim icin doktorum ile konuşup tedavi görmek istedim tamam deyip yillarca hep oyaladi ve bir gün sakli bir telefon alip o istismarı yapan kişiyi buldum ve intikam almak istedim bana yasattigi aciyi bilmesini onu tehdit ederek eşinden bosanmayi bir sekilde kendime doğru çevirip hayatini alt üst etmek istedim çünkü açtığı yara bende çok büyüktü tam üçüncü günde esime yakalandim esim mal.mulk hirsi bir insan kızımız Çölyak hastasi ve evine tam bakamayan biri bana yıllarca şiddet uygulayan evine pazar bile doğru düzgün görmeyen kızına yeni yeni yiyeceklerini alan biri sabrettim kavga ettim önceden ben bosanacaktim istemedi mal varligin yarisi benim idi simdi bu olay olunca beni dovme korkusu ve yemini vardı öldürme korkusu ben baristim gidicem deyip o evden çıkmak istedim nereye gideceksin dediginde ise otagara kacmak istedigimi herkes beni oldurecek dedigimi Hayır dedi sonra telefonu alip o kisiyi bulur diye bogazima bıçak dayayip benim durumumu anlattim sonuna kadar bana küçük yaşta zorla bunu yapti bende intikam almak istedigimi yillarca bu yüzden sucluluk duydugumu sana karşı yatakta hep bu yüzden yarim kaldigimi kendimi öldürmek istedim sakli videoya çekmiş beni ve evi terk etmemi söyledi gitmedim bosanmiycami egerki bosanir isem herşeyi anlatacagimi yillarca bununla sustugumu söyledim bosanacagim diyo kizim hasta yemek icmek herşeyi tam anlami ile dikkat isteyen bir diyette babanesi ile kalır ise diyeti cok fazla heba oluo benim uyguladigim şekilde dikkat etmiolar cok yedirdiler Çölyak hastaligi cok zor bana ihtiyaci var ve ben hicbir hak talep etmeden cocuklarin velayetini almadan bosanmak zorunda kalacagim aldatma girdigi icin ama o kisiyi yillarca gormedim konusurken bile görmedim tek başıma dışarıya bile cikmadim yillarca esim bosanacsk sanirim benden anlasmali bosanalim leke gelmesin dio kendisi ve on beş yaşındaki cocugun bu durumu yasamasina terbiyesiz dedi benim ne suçum vardı orada anlatsaydim aileme kanla biterdi yasatmazdi babam o çocuğu ne yapmaliyim sizce kizimin velayeti onca mali yaparken yokluk cektirmesi on dört sene boyunca ailem aldi benim ihtiyaclarimi bu yuzden elime harçlık bile vermedi çok yürüdüm aileme gitmek icin parasizliktan nasil olacak biran önce lütfen cevap yazin burdaki avukat hicbir hak talep edemezsin dio bana
Merhaba eşimi aldattım ama sonra beni affetti. Daha sonra evde şiddetli geçimsizlik gibi nedenlerle tekrar kavga ettik. Aldatmamin üzerinden bir yıl geçti. Şimdi ben boşanmak istiyorum. Dava açacağım şiddetli geçimsizlik nedeniyle. Eşim bir yıl önceki aldatmami öne sürüp mal paylaşıminda sıkıntı yaratabilir mi?