Mersin, İhsaniye Mh. 4903 Sk. No: 20 Kat: 1 D: 4 Akdeniz  
Gsm : 0532-601-48-61 / Tel: 0324-503-44-52

Mersin Avukat Reyhan Kayışlı

Mersin Avukatlık Bürosu

hatalı estetik operasyon

Hatalı Estetik Ameliyat

Hatalı estetik ameliyat hem bir malpraktis durumu, hem de eser sözleşmesine aykırılık teşkil eder. Hekim ile hasta arasındaki ilişkinin niteliği ve hatalı estetik operasyonun hukuki sonuçları yazı içerisinde incelenmiştir.

Hekim İle Hasta Arasında Vekalet İlişkisi ve Eser Sözleşmesi

Hekim ile hasta arasındaki tedavi amaçlı ilişki, hukuki anlamda bir vekalet ilişkisi olarak kabul edilir. Hekimin hatalı tıbbi müdahalesi sonucunda hukuki sorumluluğu vekalet sözleşmesi esaslarına göre belirlenir.

Estetik ameliyatlarda ise durum farklıdır. Estetik ameliyatın söz konusu olduğu ilişlerde hekim ile hasta arasındaki sözleşmenin, eser sözleşmesi olduğu kabul edilir. Eser sözleşmesi Borçlar Kanunu 470. Maddesinde tanımlanmıştır.

Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

Estetik Operasyonda Sonuç Garantisi/ Taahhüdü

Estetik operasyon öncesinde hekim ile hasta arasında bir eser sözleşmesi kurulmuş olur. Bu sözleşmeye göre hekimin dikkat, özen ve ilgi yükümünün yanında, güzel görünümlü bir sonucu ortaya çıkarma yükümlülüğü de mevcut olacaktır. Başka bir deyişle estetik operasyonda doktor, güzel görünümlü bir sonucu garanti etmektedir. Yargıtay kararlarında da, malpraktis davalarından farklı olarak, estetik operasyonlarda sadece hekimin kusur duruma değil, sonuç garantisine vurgu yapılmaktadır.

Davacı ile davalı arasındaki sözleşme, estetik niteliği itibariyle güzelleşme amaçlı olarak kurulduğundan hekim ile hasta arasında tedaviye ilişkin vekâlet sözleşmesinden farklı olduğu ve eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen TBK’nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi, bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin bu vasfı gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Davacı, karın bölgesindeki yağlarını aldırmak suretiyle güzelleşme amaçlı davalıya başvurmuş olduğuna göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanmasının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.

(Yargıtay 15. H.D. 2020/305 E, 2020/3086 K, 25.11.2020 T)

Dosya kapsamında iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan raporlara göre davacının sağ yanağında gülümseme halinde çökme durumunun meydana geldiği ve kesinin saçlı deride yapılmaması neticesinde kesi yerlerindeki dikiş izlerinin kaldığı, bunların giderilmesi için revizyon ameliyatı gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporlarında ayıplı ifa bulunmadığı tespiti yapılmış ise de; estetik ameliyat işleminin eser sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve yukarıda açıklandığı şekilde sonuç taahhüdünü de kapsadığı anlaşıldığından, mahkemece ayıplı ifa bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dosyanın üniversitelerin plastik ve rekonstrüktif cerrahi ve kulak burun boğaz rinoplasti uzmanı öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olup yüklenicinin sonuç taahhüdünün olduğu ve yine eser sözleşmelerinde yüklenicinin ayıptan TBK’nın 475. maddesine göre sorumlu olması için kusurlu bulunması gerekmediği gözönünde tutularak; estetik amaçlı ameliyatın, tıbbın gereklerine ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, yapılan işlemin amacına ulaşıp ulaşmadığı, eserin ayıplı olarak yapılıp yapılmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin değerlendirilerek hüküm kurulmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.”

(Yargıtay 6. HD. 2022/842 E, 2023/899 K, 7.3.2023 T)

Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, TBK’nın 471/1 maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi özenle yerine getirmek zorundadır. Özen borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.

Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.

Davacı estetik amaçlı olarak davalıya başvurmuş olduğuna göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması ve sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi hususlarının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada yüklenici, eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.”

(Yargıtay 6. HD. 2022/1281 E, 2023/1266 K, 29.3.2023 T)

Mersin Sağlık Hukuku Avukatı Desteği için

Hemen İletişime Geçebilirsiniz

Sağlık Hukuku
Hasta Hakları Avukatı

Estetik Operasyon, Malpraktis ve Komplikasyon

Malpraktis, tıbben en basit tabirle doktor hatasını veya yanlış tedaviyi ifade eder. Komplikasyon ise hekimin özen ve dikkat yükümlülüğüne uyarak, doğru tedaviyi uygulamış olduğu durumlarda dahi tıbben ortaya çıkabilecek risklerdir. Tedavi amaçlı olan tıbbi müdahalelerin yargılama konusu olduğu davalarda araştırılacak husus, olumsuz sonucun hekim hatasından mı yoksa komplikasyondan mı kaynaklandığıdır. Malpraktis durumunda hekimin ve hastanenin hukuki ve cezai sorumluluğu doğar. Komplikasyon ise tıbben kaçınılmaz bir risk olduğundan, hekimin hukuki sorumluluğunu doğurmaz.

Estetik operasyonların dava konusu olduğu yargılamalarda daha geniş kapsamlı bir inceleme yapılır. Operasyon, kötü sonucun yanında hastanın sağlığına da zarar vermişse bu durumda hekim hatası olup olmadığı da araştırılır. Bu ameliyatlarda hekimin özen yükümlülüğünün ötesinde güzel sonuç yaratma yükümlülüğü de mevcuttur. Bu nedenle hekimin doğru tedaviyi gerektiği gibi uygulamış olması yeterli değildir. Estetik operasyonun, yani eser sözleşmesinin amacının gerçekleşmiş olması, öncekine göre daha güzel bir görüntünün ortaya çıkmış olması gerekir. Aksi halde hekimin ve varsa çalıştığı hastanenin hukuki sorumluluğu söz konusu olur.

Somut olayda ise; mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu’nun 22.03.2019 tarihli raporunda, kişinin isteği üzerine yapılan submental liposuction ve klasik yüz germe operasyonunun tekniğinin doğru olduğu, operasyondan sonra gelişen yanaklarda hissizlik ve elektrik çarpması hissinin her türlü dikkat ve özene rağmen yüz germe ameliyatlarından sonra gelişmesi beklenen durumlardan olduğu, zaman içerisinde bu yakınmaların gerileyebileceği, yapılan ameliyatın niteliği ve ameliyat sahası dikkate alındığında dava konusu operasyondan sonra geliştiği iddia olunan işitme kaybı ile operasyon arasında neden sonuç ilişkisinin kurulamadığı, dolayısıyla ilgili hekimin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde idaresinin organizasyon hatasının tespit edilemediği belirtilmiş ve mahkemece de bu rapor gözetilerek dava reddedilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davacı yanın gerek yüz germe ve gerekse yağ dokusu alınması ile ilgili isteminin davalı doktor tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde bir garanti verilmesi niteliğinde olduğu gözetildiğinde, hekimin eyleminin tıp kurallarına uygun olduğu yönündeki görüş yeterli olmayıp, ayrıca davacının isteklerinin karşılanıp karşılanmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen yüz germe ve yağ dokusu alma ile ilgili olarak; hekimin edimini yerine getirip getirmediği ya da komplikasyon olup olmadığı, komplikasyon konusunda aydınlatma görevinin yerine getirilip getirilmediği ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılıp yapılmadığı hususları tartışılıp değerlendirilmek üzere, aralarında üniversitelerden seçilecek akademik kariyere sahip Estetik Plastik ve Rekonstrüktif cerrahisi konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle gerektiğinde davacı da muayene edilerek, dosyadaki belge ve bilgiler incelenerek alınacak rapora yapılacak itirazlar da dikkate alınıp hekim ve istihdam eden sıfatıyla davalı hastane işleticisinin sorumluluğu saptanıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

(Yargıtay 15. H.D 2020/1854 E, 2021/619 K, 03.03.2021 T)

“…eser sözleşmesinde sonuç taahhüdü söz konusudur. Sonucun gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin edimi ifa etmediğinin kabulü gerekir. Davaya konu olayda da, burun estetiği ameliyatı yapılmış olup, burnun istenilen şekle kavuşmasının sağlanması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde bu hususun, yani istenilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir. Yüklenicinin edimini ifa edip etmediği değerlendirilirken, tıbbi bir müdahaledeki gibi doktorun yükümlülüğünden öte, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği aranmakta ve bu sonucun gerçekleşmemesindeki yüklenicinin kusuru dikkate alınmaktadır. Yüklenici işi kabul ederken, davaya konu olayda olduğu gibi, burun estetiği edimini üstlenirken sonucu taahhüt etmektedir. Bu sonucun gerçekleşmesi fen ve bilime, yasal kurallara göre mümkün değilse işi kabul ederken iş sahibini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu işi kabul ettiğine göre, sonucu taahhüt etmekte olup, edimin ifa edildiğinin kabulü için sonucun gerçekleşmesi gerekmektedir. Aksi takdirde edimin ifa edildiği kabul edilemeyeceğinden ücrete hak kazanılamayacağı gibi TBK nın ilgili hükümleri gereği doğan zararın tazmini gerekir. Açıklanan hususları kapsayan bilirkişi raporu alınmadan ve bu olgular değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.”

…eser sözleşmesinde sonuç taahhüdü söz konusudur. Sonucun gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin edimi ifa etmediğinin kabulü gerekir. Davaya konu olayda da, burun estetiği ameliyatı yapılmış olup, burnun istenilen şekle kavuşmasının sağlanması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde bu hususun, yani istenilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir. Yüklenicinin edimini ifa edip etmediği değerlendirilirken, tıbbi bir müdahaledeki gibi doktorun yükümlülüğünden öte, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği aranmakta ve bu sonucun gerçekleşmemesindeki yüklenicinin kusuru dikkate alınmaktadır. Yüklenici işi kabul ederken, davaya konu olayda olduğu gibi, burun estetiği edimini üstlenirken sonucu taahhüt etmektedir. Bu sonucun gerçekleşmesi fen ve bilime, yasal kurallara göre mümkün değilse işi kabul ederken iş sahibini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu işi kabul ettiğine göre, sonucu taahhüt etmekte olup, edimin ifa edildiğinin kabulü için sonucun gerçekleşmesi gerekmektedir. Aksi takdirde edimin ifa edildiği kabul edilemeyeceğinden ücrete hak kazanılamayacağı gibi TBK nın ilgili hükümleri gereği doğan zararın tazmini gerekir. Açıklanan hususları kapsayan bilirkişi raporu alınmadan ve bu olgular değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.

(Yargıtay 6. HD. 2022/855 E, 2023/457 K, 07.02.2023 T)

Hatalı Estetik Operasyon Nedeniyle Açılabilecek Davalar

Estetik ameliyat sonucunda beklenen estetik sonucun ortaya çıkmaması, taraflar arasındaki eser sözleşmesine aykırılık oluşturur. Hatalı estetik operasyon nedeniyle hekime karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Hekimin bir hastaneye bağlı olarak çalışması ve operasyonun da bu hastanede gerçekleşmesi halinde dava hekim ile birlikte bu hastaneye de yönlendirilebilir. Hekim ile hastanenin birlikte (müteselsil) sorumluluğu olacaktır.

Estetik operasyon sonucunda maddi ve manevi tazminat davasında;

  • Estetik operasyon karşılığında ödenmiş olan bedel,
  • Hatalı sonucun ortadan kaldırılması için ileride yapılması zorunlu olan masraf,
  • Ameliyat sonucunda hastada işgücü kaybı meydana gelmişse bu durumun yarattığı kazanç kaybı maddi zarar olarak kabul edilir.
  • Ameliyat nedeniyle ortaya çıkan kötü görüntünün hastada yarattığı psikolojik sarsıntı,
  • Bu kötü görünümün toplum hayatında kendisine yaratacağı olumsuzluklar ve sosyal kayıplar,
  • Hastanın yaşadığı fiziksel acılar ise manevi zarar olarak kabul edilir.

Estetik ameliyat sırasında hastanın sağlığının zarar görmüş olması durumunda hekimin ayrıca cezai sorumluluğu da söz konusu olacaktır. Doktorun gerekli özen ve dikkati göstermemiş olması nedeniyle hastanın bedeninde meydana gelecek organ, doku veya işlev kaybı veya yaralanma Ceza Kanunu uyarınca taksirle yaralama suçunu oluşturur. Bu suç şikayete bağlı olup, şikayet halinde hekim hakkında ceza soruşturması yapılır.

AvukatReyhan KAYIŞLI ARSLANBUĞA
Telefon0324 503 44 52 – 0532 601 48 61
BaroMersin Barosu – 4264 Sicil
Adresİhsaniye Mh. 4903 Sk. No: 20 Güneş Plaza Kat: 1 D: 4 Akdeniz / MERSİN
Mersin Malpraktis Davası Avukatı
Malpraktis Davası
Hatalı Estetik Ameliyat

Estetik Ameliyat Nedeniyle Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi

Hatalı estetik operasyon nedeniyle açılacak tazminat davalarında eser sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır. Eser sözleşmesine aykırılık nedeniyle açılacak tazminat davasında zamanaşımı süresi BK 147. Maddesi uyarınca 5 yıldır. Hekimin tıbbi uygulamada ağır kusuru varsa zamanaşımı süresi BK 478. Madde uyarınca 20 yıl olacaktır. Hekimin hatalı uygulaması aynı zamanda suç teşkil ediyorsa, bu durumda Ceza Kanununda bu suç için öngörülen zamanaşımı geçerli olacaktır. Buna uzatılmış zamanaşımı denir.

Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Estetik operasyon nedeniyle açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Tüketici mahkemesinin olmadığı yerlerde bu davalara tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri bakar. Yetkili mahkeme ise;

  • davalı tarafın yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi,
  • hastanın yerleşim yeri mahkemesi veya
  • operasyonun gerçekleştiği yer mahkemelerinden birisidir.  Hasta bu yerlerden birisinde bulunan tüketici mahkemesinde tazminat davası açabilir.
Malpraktis Davası
Sağlık Hukuku

Sağlık Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Tüketici hukuku uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan davalar, dava şartı yokluğundan reddedilir.

Özel hastanelerde gerçekleşen, gerek tedavi gerekse de estetik amaçlı uygulamalara ilişkin davalar tüketici hukuku uyuşmazlığı kabul edilir. Bu uyuşmazlıklar sağlık ve tıp hukukunun çok büyük bir bölümünü teşkil eder.

Estetik operasyon nedeniyle tazminat davası açılmadan önce arabulucuya başvurulması da zorunludur. Taraflar öncelikle arabuluculuk sürecinde uzlaşmaya çalışır, bu süreçte anlaşma mümkün olmazsa dava yoluna başvurabilir. Tarafların arabuluculuk yolunda anlaşması halinde bu anlaşma mahkeme hükmü niteliğinde olur. Bu durumda anlaşma konusu uyuşmazlıkla ilgili bir daha dava açılamaz. Anlaşma sağlanamazsa arabulucu, anlaşma olmadığına ilişkin tutanak tutar ve bu tutanakla birlikte tazminat davası açılabilir.

Hatalı estetik operasyon ve malpraktis nedeniyle tazminat davası Mersin’de avukat desteği için sağlık hukuku alanında avukatlık ve arabuluculuk hizmeti veren büromuza ulaşabilirsiniz.

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle dava hangi mahkemede açılır?

Hatalı estetik ameliyat nedeniyle tazminat davası tüketici mahkemesinde açılır. Estetik ameliyat durumunda hasta ile hekim arasındaki ilişki eser sözleşmesi olduğundan uyuşmazlık tüketici ilişkisi olacaktır. Bu nedenle dava öncesi arabulucuya başvurulması da zorunludur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön