Mersin, İhsaniye Mh. 4903 Sk. No: 20 Kat: 1 D: 4 Akdeniz  
Gsm : 0532-601-48-61 / Tel: 0324-503-44-52

Mersin Avukat Reyhan Kayışlı

Mersin Avukatlık Bürosu

Hastane hizmetlerinde organizasyon sorumluluğu

Hastane Hizmetlerinde İdarenin Organizasyon Kusuru

Sağlık hukuku mevzuatı ve yargı uygulamalarında, kamu kurumu niteliğindeki hastanelerin sunduğu hizmet kusuru; sadece hekimin tıbbi müdahaledeki ağır kusurundan ibaret kabul edilmez. İdarenin bu alandaki sorumluluğu, hastanelerin kuruluş, yönetim ve hizmet organizasyonunu da kapsar. Emsal Danıştay kararlarına göre; hastane yönetiminin, sağlık hizmetinin sürekliliğinin sağlanması için gerekli organizasyonu kurması, araç ve donanımın sağlaması, hizmetin sunulmasını denetlemesi, organizasyonda aksama yaşandığında müdahale etmesi gerekir. Bu aşamaların herhangi birinde yaşanan aksama, malpraktis niteliğinde bir kusur bulunmasa bile, idarenin tazminat sorumluluğunu doğurur.

Yönetim ve Organizasyon Sorumluluğunun Kapsamı

Organizasyon kusuru nedeniyle hastanın zarar görmesi, sağlık çalışanının kişisel hatasından ziyade, hizmet sunan sağlık kuruluşundaki eksik faktörlerden kaynaklanır. Bu konuda, Danıştay 15. Dairesi, 17.06.2014 tarihli 2013/4067 E, 2014/5490 K sy kararında, hastanede uyanma odasının bulunmamasını, organizasyon kusuru olarak kabul etmiştir. Danıştay, organizasyon yükümlülüğü konusunda verdiği birçok kararda; idarenin, kamu hizmetlerinin gerektiği şekilde sürmesini sağlayacak organizasyonları yapma sorumluluğu bulunduğunu ifade etmiştir. Bu organizasyon; “yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek” olarak tanımlanabilir. (Danıştay 10. Daire, 26.10.2021, E.2019/6764, K.2021/5135; Danıştay 10.Daire, 26.10.2021, E.2016/13246, K.2021/5123; Danıştay 10.Daire, 26.10.2021, E.2016/12660, K.2021/5122; Danıştay 10.Daire, 15.03.2021, E.2020/2179, K.2021/1145; Danıştay 15.Daire, 08.02.2018, E.2017/722, K: 2018/1324)

Tıbbi hizmetler her ne kadar sağlık personelince yerine getirilen faaliyetler olsa da sağlık kurumlarının, sağlık hizmetinin idaresi, belgelenmesi, kayıt altına alınması, kişisel verilen saklanması, yeterli sayı ve yetkinlikte personel çalıştırılması, güvenlik hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi başta olmak üzere sağlık hizmetinin hukuka uygun şekilde yürütülmesini sağlayıcı birçok yönetimsel sorumluk ve görevleri bulunmaktadır. Bu anlamda organizasyon kusuru, “sağlık hizmetinin sunumundan kaynaklı hastane işletmesinin ve yöneticilerin sorumluluğundaki bazı yönetimsel, teknik ve fiziki olumsuz şartların, malzemelere ilişkin nitelik ve nicelik yetersizliklerin, personel ve sağlık personelinin seçimi, eğitimi, organizasyonu ile alakalı sorunların ortaya çıkardığı, hizmet sunumu ve hastayı olumsuz etkileyen eksiklikler veya yetersizlikler(dir)

(Hasan Tahsin Gökcan, Tıbbi Müdahaleden Doğan Hukuki ve Cezai Sorumluluk, 521.)

İdare Hukuku ilkeleri ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sunulan hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı durumlarda, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için, zararın, idarenin “ağır hizmet kusuru” sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bünyesinde risk taşıyan hizmetlerden olan sağlık hizmeti nedeniyle uğranılan zararın tazmini de, kural olarak, ancak idarenin ağır hizmet kusurunun varlığı halinde mümkündür. Bununla birlikte, idarenin tazmin sorumluluğunun doğması için aranılan “ağır hizmet kusuru”; riskli tıbbi müdahaleler ve operasyonlar bakımından geçerli olup; sağlık hizmeti içinde değerlendirilmekle beraber, tıbbi operasyon kapsamına dahil edilemeyecek birtakım bakım, gözetim ve yan müdahalelerin hiç veya gereği gibi yapılmaması dolayısıyla oluşan zaralarda, idarenin sorumluluğundan söz edebilmek için ağır hizmet kusurunun aranmasına gerek bulunmamaktadır…

(Danıştay 10. Dairesi, 2005/3719 E, 2007/4316 K, 24.09.2007 T.)

Hastanede Gerekli Donanım ve Teknik Araçların Bulunmaması

Danıştay 15. Dairesi, organizasyon kusuruna ilişkin verdiği bir kararda; Yüksek Sağlık Şurası’ndan alınan raporda, ilgili hekim ve hemşirenin kusurunun olmadığı, fakat hastanenin yoğun bakım ünitesindeki şartların uygun olmamasının ve hizmetin işleyişindeki aksaklıkların yaşanan ölüm olayına etki ettiğini belirtmiştir. Gerekli ve yeterli personel temin etmemek ya da görevlendirmemek, hastanede gerekli donanım ve araçları bulundurmamak, organizasyon kusurunun nedenleri arasında yer alır.

Sağlık hizmetinin etkili ve verimli yerine getirilebilmesi için zamanın gereklerine uygun yeterli nitelikte ve sayıda araç, gereç ve ekipmanın tahsis edilmesi, kullanılacak bu malzemelerin de tıbben ve bilimsel olarak uygun kalitede olması gerekir.

İdarenin eyleminden doğan zararlardan dolayı sorumlu tutulabilmesi, öteki sorumluluk halleri kadar hizmet kusuruna dayalı sorumluluğunun da bulunmasına bağlı olup, gerek öğretide gerekse yargı içtihatlarında hizmet kusuru; idarenin yapmakla yükümlü olduğu bir kamu hizmetinin kuruluşunda, teşkilatın yapısında, personelde ya da işleyişinde gereken emir, direktif ve talimatların verilmemesi, gözetim ve denetiminin yapılmaması, hizmete yönelik araçların yetersiz, elverişsiz, kötü olması, gereken tedbirlerin alınmaması, geç hareket edilmesi veya hiç faaliyette bulunulmaması sonucu oluşan bir takım aksaklık, aykırılık, bozukluk, özensizlik, eksiklik ve sakatlık olarak tanımlanmaktadır.

(Danıştay 15. Daire E. 2013/4526 E, 2016/3551 K)

Adli Tıp Kurumunca, her ne kadar bebeğin ölüm sebebi olarak belirtilen pnömoniye bağlı solunum yetmezliğinde Devlet Hastanesinde yapılan müdahaleler tıp kurallarına uygun olarak belirtilmişse de Sağlık Bakanlığına bağlı tam teşekküllü hastanelerde teşhisi bulmada etkili EKO olmaması, teşhis koymaya yetecek imkanların bulunmaması yanında, üniversite hastanesinin yenidoğan servisinde yeterli yatak bulundurulmaması, acil durumdaki bir hasta için ısrarla aranmasına rağmen ek yatak konulması, başka servislerde yatak ayarlanması ya da kısa süreli hastalar arası yer değişimi gibi alternatif çözüm yolları aranmaksızın talebin geri çevrilmesi gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, olayda doktor kusuru bulunmasa bile, ertelenemez mahiyette olan sağlık hizmetinin kuruluşunda ve işleyişindeki eksiklik ve aksaklıklar nedeniyle hizmetin gereği gibi yürütülmediği ve bu durumun da hizmet kusuru oluşturduğu…

(Danıştay 15. Daire, 12.03.2014, E.2013/3865, K.2014/1691, UYAP, 04.11.2022)

… her ne kadar adli tıp kurumu tarafından idarelere atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı belirtilmiş ise de; davacının çocuklarına Devlet Hastanesinde yeterli tıbbi donanım (MR, tomografi US cihazı) bulunmaması nedeniyle gerekli tıbbi müdahalenin yapılamaması, sevk edilmek istenen Üniversite Hastanesinde yer bulunulamaması nedeniyle tıbbi donanıma sahip bir hastaneye yaklaşık 17 saat boyunca sevk edilememesi, ancak hastanın kalbi durduktan sonra sevk işleminin gerçekleştirilebilmesi olayında sağlık personeline atfedilebilecek bir kusur bulunmasa dahi Sağlık Bakanlığı ile Üniversite Hastanesinin anılan eylemleri nedeniyle sağlık hizmetini gereği gibi işletilememesine bağlı kusurlarının bulunduğuna…

(Danıştay 15. Daire, 17.04.2018, E.2014/135, K.2018/3865)

Kamu hastanesi ve özel hastanelerde, laboratuvar gibi bir çok hizmetin, dışarıdan alındığı görülmektedir. Bu durum, idarenin organizasyon sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hastanenin, sözleşme ile dış kurumdan hizmet satın alması hallerinde de, yönetim ve organizasyon sorumluluğu devam eder. Mevzuat, kamu kurumu niteliğindeki sağlık kuruluşlarının, dış kurumlardan hizmet satın almasına olanak verse de; vatandaşın doğrudan hizmet aldığı sağlık kurumunun, bu hizmetin takibindeki sorumluluğu ortadan kalkmaz.

Kamu hastaneleri son yapılanma ile kamu –özel ortaklığı şeklinde işletme politikası geliştirmektedir. Bu durumda, hastanede bazı tıbbi hizmetleri hizmet alımı suretiyle karşıladığı hallerde de, bu hizmetlere yönelik standartlara uyulmasını sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Hastane yönetimi, bu hizmetlerden, ilgili özel kuruluşun veya görevlilerinin sorumlu olduğu gerekçesiyle organizasyon sorumluluğundan kurtulamaz.

(Hakan HAKERİ, Tıp Hukuku,10.Baskı, Seçkin yayınevi, Ankara 2015)

Sağlık Hizmetinde Malpraktis ve Organizasyon Kusuru Farkı

Yukarıdaki açıklamalar ve emsal yargı kararlarından da anlaşılabileceği gibi, sağlık hizmetlerinde organizasyon kusuru, malpraktis sorumluluğundan daha geniş kapsamlıdır. Malpraktis, genel olarak, hizmet sunan sağlık personelinin tıbbi müdahalede doğrudan kusurunu ifade eder. Organizasyon sorumluluğu ise sağlık hizmeti sunan personelin doğrudan bir kusuru bulunmasa bile, hastane veya denetlemekle yükümlü idarenin, hizmetin herhangi bir aşamasındaki aksaklıklardan doğan sorumluluğudur. Bu sorumluluk, esas olarak sağlık hizmetlerinin gerektiği şekilde sunulması görevini, idareye yükleyen Anayasa’dan kaynaklanır. Sağlık hizmetinin sunulması ve denetlenmesinde asli sorumluluk idarede olduğundan, özel veya kamu hastanelerinde meydana gelen organizasyon kusurlarında, idarenin tazminat yükümlülüğü doğar. Bu doğrultuda, hastanede gerekli teçhizat ve donanımın bulunmaması, hizmetin sunumunda gerekli özenin gösterilmemesi veya yeterli sayıda yetkin personel bulundurulmaması nedeniyle meydana gelen zararlarda Sağlık Bakanlığı’nın da sorumluluğu kabul edilmektedir.

Mersin’de sağlık hukuku alanında hizmet veren avukatlık büromuza, idareye karşı tam yargı davaları ile malpraktis ve tazminat davaları hakkında hukuki destek için ulaşabilirsiniz.

Mersin Avukatlık Ofisimizin hizmet verdiği tüm alanlara buradan ulaşabilirsiniz: Arslanbuğa Avukatlık Bürosu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön